30 Ocak, 2010

finalist # 1 : emre tanrıverdi

Genç Gezginler Seyahat Bursu'nun ilk finalisti: Emre Tanrıverdi başvuru mektubu ile huzurlarınızda!

Merhaba,

Bir sitede tesadüfen rastladım bu burs haberine. Gezmek isteyen gençleri desteklemeniz çok hoş. Ben de talibim bursunuza. Özgeçmişim yerine, yazarak anlatmayı seçiyorum kim olduğumu. Formal bir yazıdan daha samimi anlatabilirim sanırım.

1987 yılında İzmir'de doğdum. Daha sonra ekibe kız kardeşim de katıldı. Toplamda 4 kardeşiz.

İlkokul hayatım boyunca lisanslı bir satranç oyuncusuydum. Ta ki bir gün telefonlara "Alo?" yerine, "Şah!" diyerek cevap verinceye kadar. Asosyal olmamdan korkan annem beni diğer spor dallarına yönlendirerek belki de iyi bir şey yapmıştır? Bunun yanısıra arkadaşlarımın karikatürlerini çizerek para kazanmaya erken yaşta başladığımı hatırlıyorum. Okul aile birliğinin bu paraya el koyması da ayrı bir konudur.

Hiçbir zaman ders çalıştığımı hatırlamıyorum. Buna rağmen başarılı bir öğrenciydim. Ergenlik abiyle tanışıncaya kadar. Ergenliğe girmemle beraber ailenin asi, sıradışı, çılgın çocuğu imajı üzerime yapıştı. Bu imaj ilk başlarda "yahu ne alakası var ya!?" şeklinde bir savunma mekanizması yaratırken, şu an bıyık altından gülmeme sebep oluyor.

Lise çağında tamamen kız tavlama amacıyla kurduğumuz müzik grubu sayesinde, gerçekten müziğe ilgi duyduğumu fark ettim. Gariptir ki bu grup üyelerinin her biri şu an iyi birer müzisyen olmuşlardır. Ben tutarsız bir performans gösteriyorum şu sıralar. İyi bir karaokeci olmaktan çok da öteye gittiğim söylenemez.

Lise bitip sıra üniversiteye geldiğinde benim hala aklım beş karış havadaydı. Güzel sanatlar sınavlarına hazırlanıyor ve şiddetle grafik bölümlerine girmeyi hedefliyordum. Tabi bu isteğim doğrultusunda çizim kurslarına gönderildim. Kendime o kadar güveniyordum ki kursa adam gibi gitmedim. Sonuç olarak istediğim bölümü kazanamadım.

Bir diğer yandan her zaman biyolojiyle aram iyi olmuştur. Biyoloji öğretmenimin son dakika telefonuyla Trakya Üniversitesi'nde tam bana göre bir bölüm açıldığını duydum. İki yıl boyunca burada eğitim aldım. Bölümümün adı, Şarap Üretim Teknolojileri ve Bağcılık'tı.

Buradan mezun olur olmaz bir hocam beni yanına çağırdı. "Bundan sonra benimle çalışmanı istiyorum" dedi. Bu benim için çok büyük bir gurur anıydı. Bu şekilde şu anda Türkiye'nin sayılı şarap firmalarından biri olan Corvus'a üretim danışmanı olarak girdim. Bozcaada'da yaşamak düşüncesi de pek romantikti.

Her şey mükemmel gidiyordu. Ama bir şey vardı. Sanata olan tutkum beynimin içini yiyordu. Yalnızca askerliği uzatmak üzere "Açık öğretime gireyim bari" methoduyla girdiğim ÖSS'den şaşırtıcı derecede yüksek bir puan almıştım. Yani istediğim bölüm olan Yıldız Teknik Sanat Yönetimi Bölümü için yetenek sınavına girebilirdim. Bir yandan sağlam bir kariyerin başlangıcı, diğer yandan dört yıllık bir öğrencilik hayatı ve sanatla uğraşarak geçecek bir hayat... Şarap ve sanat arasında sıkışıp kalmışken bir akrabamın ölümüyle kendime geldim. "Hayata bir kere geliyorsak istediğimizi yapmalıyız!" dedim. Hocama teşekkür edip o gün ayrıldım Bozcaada'dan. Pişman değilim.

Ailemin desteğini almadan sınavlara girdim. Yine şaşırtıcı bir şekilde ilk 10'a girerek istediğim bölüme yerleştim. Hazırlık sınavını da atlamam ilginçtir. Annem ve babamın yaşadıkları şaşkınlığı görmeliydiniz. İkisi de bu ani kararım karşısında agresifleştiler. Aynı yıl kız kardeşimin de İstanbul'da bir üniversiteyi kazanmasıyla birlikte ben de İstanbul'a gelmiş oldum. İstanbul'da hangi maddi imkanlarla okuyacağımı kara kara düşünürken gelen bir sürpriz iş teklifiyle artık emin oluyorum. İstanbul beni çağırıyor.

İlk sene okulun da pek yoğun olmamasıyla birlikte Mania firmasında Tadım ve Ürün Danışmanlığı yaptım. Bu sırada pek çok farklı ülkenin şaraplarını tatma ve değerlendirme şansım oldu. Şu an Yıldız Teknik'te üçüncü yılımdayım. Bir yandan şarapla ilgili eğitim ve tadım danışmanlığı yapıyorum. Para biriktirme konusunda gerçekten çok başarısızım. Her yıl Ocak ayı civarlarında "Abi yazın Avrupa'ya gidiyoruz! Para biriktiriyoruz şimdiden tamam mı abi? Her ay şu kadar para ayırsak 6 ayda..." şeklinde uzayıp giden konuşmaların lideri olmaktan utanıyorum artık.
Bu yaz umarım bol bol gezip, her ülkenin farklı şarap evlerine girip tadımlar yaparım. Bağları gezerim. Bol bol fotoğraf çekerim. Ayrıca bloguma da bakarsanız görürsünüz, hayat kadınlarının hayat standartlarını yükseltmek ve onlara yeni imkanlar tanınması amacıyla bir proje yürütüyoruz bir arkadaşımla. Bu araştırma için de farklı ülkelerdeki sosyal yaklaşımı, sivil toplum örgütlerinin bu konuda neler yaptığını ve devletin tavrını görmek de güzel olacaktır.

Tabi ne yalan söyleyeyim esas amacım gezmek, tozmak, yeni insanlar tanıyıp spontane bir rüzgarla ordan oraya savrulmak. Şimdiye kadar en keyif aldığım aktiviteler hep spontane olanlardı. Bu burs haberine de tamamen spontane bir biçimde ulaştım. Umarım güzel bir ekip bu burs sayesinde, güzel anılarla geri dönerler.

Saygılarımla,
Emre Tanrıverdi
http://www.emretv.com/

***
Kaderin cilvesi, Emre başvuru mektubunun ekinde kedi kostümü girmiş bir kızın fotoğrafını yollamış. "Umarım kedi kızlı fotoğrafı ben sanmazsınız. Çok büyük bir karışıklık sonucu o fotoğrafı yollamışım. Çok güldük burada:)" yazan 2. mesajı gelene kadar ilkini okumamış ve hatayı farketmemiştim bile. Çok geçmeden 3. mesajı da geldi. "Bir önceki başvuruda gönderdiğim fotoğraf tamamen alakasız birinin fotoğrafıydı. Dosya adı benzerliği kurbanı oldum:) İyi ki fark ettim:) Şimdi tekrar gönderiyorum başvurumu. Oh:)"

Şans bu ya, sabahın 6'sında ben de uyanıktım ve burs başvuru mesajlarını okuyordum. Yanıt yazdım hemen : "Bu saatte hiç güleceğim yoktu. Yolla bakalım fotonu da sen mi güzelsin, kedi kız mı anlayalım:) Ve kedi kıza teşekkür et, sayesinde hafızama kazındın!".

Gele gele bu fotoğraf geldi:)
Özlem : Hiç görmemiş olayım bu mesajı, kedili kız daha iyiydi:)

Emre : Kedi kız kadar güzel değilim biliyorum ama elimden gelen bu:)

Özlem : Neyse sen de komiksin, kedi kızların hepsi helaldir sana:) Bursta şansın bol, yolun açık olsun diyerek bu zevkli sohbeti artık noktalıyorum.

Emre : Heyecanla bekliyorum sonucu. Görüşürüz. Emre (Bitirirken buraya adımızı yazmamız garip biraz.)

27 yorum:

emretv dedi ki...

:)

kadir dedi ki...

güzel hikaye devamını bekliyoruz :))

OzlemPansiyon dedi ki...

ohoo:)
yine herkes uyanik!
toplanip pansiyon'a gelin bari:)

Gökhan dedi ki...

emre de potansiyel yüksek gibi geldi bana. Aylak olduğunu söylüyor ama üretiyor olması artı puan kazandırır. Hem avrupanın genelevlerinin envanterini çıkarması da farklı bir katkı sağlayabilir. Arkasındayım

Mustafa Öztürk dedi ki...

Aa, emre de mi başvurmuş ya :) Haha, süper :))

NzN dedi ki...

Bence bu burslar gerçekten de doğru adreslere gidecek:)
Ben devamını heyecanla bekliyorum...

Adsız dedi ki...

bu bursu gazetede gördüm,başvurmadım,ihtiyacı olanlar için bi fırsat olsun gerçekten hakedenler ve sizin de dediğiniz gibi coşkusunu hissettirebilenler kazansın diye.
merakla takip etmekteydim iyi bi şansı hakeden insanların maillerini.ilk sonucun bu yazı çıkmasına üzüldüm gerçekten...
çabuk tüketen ve istikrarsız neslimiz kazanmış yine,işin kötüsü artık kimse de garipsemiyor.
amacım ne emre kardeşimizi üzmek, ne de sizi eleştirmek fakat oy sisteminizde bi sıkıntı var sanırım bu mudur?'lar iki saniye içinde sıfırlanıyor.mutlaka teknik bir aksamadır ama iyi yorumlara olduğu kadar kötülere de saygılı olunmadığı fikri, ayrıca bu kadar güzel bi organizasyondan böyle bi hayal kırıklığı bi anda bunları yazdırdı.oylama sistemini kontrol ederseniz sevinirim.
emre kardeşim yinede tadını çıkar. saygılar.
cemre

OzlemPansiyon dedi ki...

sevgili cemre,

mesajina sevindim, çünkü emre'yi ilk finalist olarak açıklamam biraz da toplumsal beklentiye ters bir örnek olması yüzündendi.
xx vakfı'na başvuran ve ozlem-pansiyon'a başvuran öğrenciler arasında bir profil farkı var. yetkili merci yaklaşım ve değerlendirmesinde de fark olacaktı tabi ki. benim gibi düşünen vakıf olsa, ben o vakfa bağış yapardım.

düşünceni paylaştığın ve bana kendimi açıklama şansı verdiğin için teşekkür ederim:)

ben buradan bakınca emre'de ne görüyorum: kendiyle dalga geçmeyi bilen, iç dünyasını yansıtmaktan çekinmeyen, sorgulayan (bir insanın hayatı sorgulamasının bin yolu vardır. sartre'dan örnek vermek bir insani benim gözümde daha sorgulayan yapmıyor), hayatı yaşayarak ögrenmeye çalışan, denemeye istekli, gelişmeye açık, kendi yolunu bulmaya aday, sanata yetenekli, toplumsal dönüştürme potansiyeli olabilecek kadar dışa dönük bir genç! 'çabuk tüketen ve istikrarsız neslimiz' 21. yy'nin suçu, emre'nin değil. aslında bu suç da değil, ceza. ceza çeken bir neslin de kafasına bi daha vurmaya gerek yok bence.

bursu duyan ve bir sebeple başvurmayan çok kişi var. o sebebin toplumsal özgüven eksikliği olduğunu sanıp ayrıca üzülüyorum. keşke sen de başvursan, meydanı emrelere bırakmasaydın. seni mutlu edecek finalistler de olacak ayrıca. emre beni mutlu etti, sağolsun:)

bu mudur?/budur! tepki ölçer konusunda yapabileceğim bir şey yok maalesef. blogger'dan hazır format. çalışmazsa çıkarırım. onu da sadece toplumsal nabzı ölçmek adına ekledim. oylama değeri yok. oylamayı 25-30 kişilik, yaşını başını almış, iş-güç sahibi bir nesilden oluşan jüri üyeleri yapacak:)

Adsız dedi ki...

önceden de dediğim gibi maksadım asla sizi ve seçimlerinizi eleştirmek değil,ama eminim "21.yüzyılın suçunu" üstlenmekten vazgeçmiş,daha hevesli,sizin de destek olduğunuz gibi küçük fırsatları büyük ve daimi mutluluklara çeviren adayların maillerine rastlamışsınızdır,takdir sizin.
bursu duyan ve başvurmayan çoğu kişinin sebebin toplumsal özgüven eksikliği olması.. evet olabilir pek tabii.benim sebebimse aslında, maddi açıdan gerçekten ihtiyacımın olmaması,burs tanımının dışına çıkmamak,bi nevi hakkı kötüye kullanmamak:)
ciddiye aldığınız için asıl ben teşekkür ederim.beni mutlu etmesi hiç önemli değil, umarım tüm finalistler bu güzel fırsatlarının hakkını verirler,çok çok eğlenirler.
saygılar.
cemre

Kadir dedi ki...

Bildiğim kadarı ile Emre'nin hikayesi ön elemeyi geçen adaylardan sadece bir tanesi...daha bu hikayelerden epey bir okuyacağız...ve sonra tabii ki bu ön elemeyi geçenler değerlendirmeye tabii tutulacak... Yani Emre henüz kazanmış değil.. Ben Cemre hanımın mesajından sanki Emre kazanmış gibi düşündüğünü algıladım.. Nacizane bir hatırlatayım istedim..

Baki Berk Kayalar dedi ki...

Sevgili Emre kardeşimle ilgili bu metni büyük bir keyifle okudum. Kendisinde kendimden de bir şeyler buldum. Oldukça zeki ve farklı biri olduğunu düşünüyorum. Planladığın seyahatin formatı, sıradan Interrail seyahatlerinden oldukça farklı olacağa benziyor.

Başarılarının devamını dilerim.

Bâki Berk Kayalar

Adsız dedi ki...

Acaba diğer kişilerde bu hafta açıklanır mı?

ali dedi ki...

arkadaşımız kendisini çok iyi tanıtmış-anlatmış. benim ''bu mudur'' kutucuğunu işaretlemem, gezi ve yolculuk için çok az kelime-istek farketmem nedeni iledir.

OzlemPansiyon dedi ki...

finalistler yavaş yavaş açıklanacak. her gün bir kişi diyemem, şubat'ta seyahatlerim olacağı için süreci biraz öne aldım. önemli olan jürimize zaman kalması, yazıları sindirmesi.

kesin sonuçlar, yani bursu alacak gezginler 21 mart'ta açıklanacak.

bu arada burs havuzumuza 100 USD aylak ilsu'dan, 100 TL de onur & gökçe çiftinden geldi! haftasonunun güzel gelişmeleri bunlardı benim için:)

emretv dedi ki...

öhm öhm. Evet. Birazdan kendimle ilgili güzel şeyler yazarken bulucam kendimi.Kendimin iyi yanlarını anlatmak zor geliyor bana. Bu yüzden bekledim biraz. Şimdi de beceremeyip batırıcam büyük ihtimalle.

Mütevazi olma kalıbıyla , bu bursu hak ettiğini iddia ederkenki istek gösterisi arasındaki çelişki beni geriyor biraz.

Bu yüzden kendimin kötü yanlarını yazmaya karar verdim!

Hayır tabiki buna karar vermedim. Ama kafalardaki soruları biraz da olsa cevaplandırmaya çalışıcam şimdi.

Özlem Hanım benim bu konudaki fikrimi ilk günlerde sormuştu aslında. Hemen bloguma bu bursla ilgili bir şeyler yazıp ne kadar istediğimi göstermek aklıma gelen ilk şeydi.

Ama bunu yapmak istemedim. Ben gerçekten bu konuda kaygılanmak istemiyorum. Bu çok büyük bir fırsat-evet. Bunu kazanmak istiyorum buna da evet.Ama birilerinin hakkının yendiği düşüncesiyle oraya gitmem imkansız. Hele ki jüri kararından sonra hala daha kötü eleştiriler alıyorsam.

Mütevazi olabilmeyi çok isterdim bunu söylerken ama başka bir yolu yok. Ben gerçekten bu bursla gezerken size bunu en iyi şekilde anlatabilecek kişilerden biri olduğumu düşünüyorum.

Yeni insanlarla tanışmak istiyorum.Bu çok klişe duruyor ama ben tanışıp dokunmak, anlamak, konuşmak, sevişmek, özleşmek istiyorum . (''Sevişmek'' fiziksel olarak gelmesin kulağa.)(gelirse de gelsin :) )

Çok güzel bir defter aldım, onun içini doldurmak istiyorum çizimlerle,notlarla.

Nereye gideceğimi, hangi trene bineceğimi, saatin kaç oldugunu bilmek istemiyorum.

Bloguma girip beni tanımaya çalışmanız en kolay yol olacak. Başvuru mektubu sadece bir yönlendirme aslında.

21.yüzyılın istikrarsız tüketici genci imajı çizmiş olmama şaşırdım.

''Bu mudur?, Budur!'' şeklindeki tepki ölçerden anladıgım kadarıylada pek istenmiyorum.


Ayrıca dayanamıyorum, farkında olduğum kötü özelliklerim şunlar:

- Tütün mamüllerini seviyorum
- Çok geç yatıyorum
- Sakarım
- Krep yaparken sürekli farklı kıvamlarda yapıyorum. Olmuyor.


Son olarak da Mehveş'in şarkısına çok özendim. Benim de var bir gezi şarkım. Sürekli kulağımda yollardayım bununla. I tunes'ım yok o yüzden sayamadım ben kaç kere dinlediğimi.

http://fizy.com/s/14aqiu


trenle iyi gider bence bu.

Baki Berk Kayalar dedi ki...

Bende Gocce di Memoria şarkısına bayılıyorum. Bana sürekli İtalya' ya git diyor sanki. Ne kadar dinlesemde bıkmayacağım bir şarkı. Karşı Pencere filminin müziğiydi.

Adsız dedi ki...

Bu bursu haketmediğini,bu seyahatde en iyisini yapamayacağını düşünen kimse yazı yazıp başvuru yapmamıştır eminimki.Herkes çook istiyor önemli olan yazılara ne kadaR yansıtılabildiği bu isteğin..En iyisi gerçekten sensen bursu kazananlardan olursun umarız.

Birge Yalçın dedi ki...

Dayanamadım, günah çıkarmak istiyorum. Ben de bursa başvuranlardan biriyim. Deli gibi bekliyorum sonucu. Emre'nin yazısı yayınlandığında yazıyı okuyup önyargılı davranarak bu mudur'a bastım. Daha sonra Emre'nin bloguna girip yazılarını okudum teker teker. Çok esprililer, çok güldüm ve çok yaratıcı, samimi buldum yazılarını. Keşke bu mudur'dan bir oy düşebilsek :) Emre bu seyahati doyasıya yaşayabilecek, tadını çıkarabilecek bir insan gibi geldi bana. Önyargılı davrandığım için özür dilerim Emre :) Yazmaya devam, biz de okumaya devam.

OzlemPansiyon dedi ki...

işte benim gözümün aradığı dayanışma, işte benim güzel genç gezginlerim! :)

bayermuhen dedi ki...

şimdiye kadar benim dışımda ilan edilen 4 finalistten kazanmasını en çok arzuladığım ve tarzını en çok sevdiğim kişidir emre. kendimi ayrı tutmamın sebebi ise diğer finalist arkadaşlara yaklaştığım objektif açıyla kendimi sınayamam. emre bursu alsa da almasa da yaydan çıkmış bir ok gibi. hem kişilik olarak hem yan faktörler olarak başarılı ve gezgin karakterinde bir insan. kendisine başarılar diliyorum.

2. finalist bülent b.

ayşegül dedi ki...

adayları incelerken bursu kimin en çok hakettiği kısmından ziyade bursu kim alsa yazdıklarından daha çok keyif alacağımı düşünerek kendimce en iyi adayı seçmeye çalıştım. okuduğum beş aday da bursu fazlasıyla hakediyor hatta bu burs haberini alıp sevinçle heyecanla başvuru yazısı yollayan herkes bunu eşit derecede hakediyor. ama ben -bütün adayların yazısını okumayı beklemek istedim bekleyemedim- emrenin yazacaklarını bekliyorum.
ben kesinlikle emreyi okumak isterim.

bu arada özlem hanımın toplumsal beklentiye ters bir örnek olması sebebiyle emreyi ilk finalist olarak seçmesi fikrinden çok etkilendim, harika. ve emrenin yazısının 29 olumluya karşı 47 olumsuz tepki alması daha da harika.

30. budur bana ait.

aslınur dedi ki...

kendini mükemmel ifade etmiş bir şahsa her zaman saygım sonsuzdur :D
çok eğlendim yazıyı okurken, bol şanslar emre :)

Art Vandelay dedi ki...

Bursa basvuranlardan biriyim.Bugune kadarki finalistlere surekli goz attim dogal olarak.Haliyle adaylari bilemiyordum ama yinede finalistlerin yarisi benim bakis acimin disindaydi sanki.Yanlis anlasilmasin herkese sonsuz saygim var tabiki ama benim bakis acim sanki biraz farkli.
Emre'nin yazisini ve blogunu okuduktan sonra arkadaslara gidip "olum bizim is yatar.Emre diye bi eleman var,yurur gider" dedim :)
Bugune kadarki finalistlerin arasinda Emre acik ara onde bence.Bizide gectin valla hacim.ne diyim :)
Bilseydim daha guzel yazmaya kasardim bende :)
Herkese tekrar bol sans diliyorum.
Selamlar,sevgiler,saygilar..

Zeplin Ates dedi ki...

Çok hoş bir yazıydı, şansın bol olsun.

emretv dedi ki...

Kendimi açıkladıgım yazıdan sonra gelen yorumların lezzetiyle bir teşekkür edeyim dedim.

Ayrıca kendimi okulun üst dönem ögrencilerinden hissetmemi sağlayan ''ilk finalist olmak'' durumunun bana yaşattığı tatlı bilmişliği çok sevdiğimi fark ettim şuanda.

:) çok az kaldı artık 21 mart'a bu da ayrı bir heyecan konusu.

Pelin E. dedi ki...

Merhaba değerli gezginler ,

Hiç üşenmedim her finalistin yazısını okudum ince ince. Link verenlerin sitelerini gezdim. Yapılan yorumlara baktım. Emre'nin sitesine girdiğimde bambaşka bir dünyayla karşılaştım. Anlatım yeteneği, hayalgücü, bakış açısı beni çok etkiledi. Bundan sonra takipçisiyim.

Ve bursun kriteri olan iyi yazmak, aktarmak, bizi de okurken gezdirebilecek yeteneğe sahip olmak artısını en çok Emre'de gördüm. Jüri oylamasını neye göre yapıyor bilmiyorum ancak, keyif ala ala okurum ben bu çocuğu.

Saygılarımla Pelin E.

emretv dedi ki...

cvay be nostalji yaptım iyi geldi :)