21 Şubat, 2010

finalist 10 #: gökhan balıkçı

Sayın ve sevgili yetkili,

Hayatımın ilk özgeçmişini yazıyor olmaktan tuhaf bir mutluluk duyarken oldukça heyecanlı olduğumu da ekleyerek kendimi tanıtmaya başlamak isterim. Ekim 1988 İstanbul doğumluyum. Aslen Batmanlı olup dört çocuklu ortalama bir memur ailesinin en yakışıklı ve maalesef en küçük üyesiyim (Maalesef, çünkü evin en küçüğü olarak bütün getir götür işlerini -bakkaldan ekmek almalar, fatura yatırmalar, ayakkabı tamirleri, perde takmalar filan- yıllar boyu bana yaptırdılar). Ayrıca yıllarca 'düşük' olarak dünyaya geldiğini sanan bünyem, annemin bu teorimi duyduğunda kahkahalar atarak dünyaya yedi aylık geldiğimi söylemesi ile kendini kesinlikle daha iyi hissetmiştir! Böylelikle kadın sohbetlerine asla kulak misafiri olmamam ve onların anlatımlarını ciddiye almamam gerektiğini algılamış olmam, hayatta kadınlar konusundaki ilk tecrübemdir!

İlk, orta ve lise öğrenimimi, ailemin yıllar sonra dedemin vefatı dolayısıyla dönüş yapmak zorunda kaldığı Batman’da tamamladım. Üniversite macerama geçmeden evvel ailemden bahsetmek isterim.

Gerçek bir eğitim neferi, bir beyefendi, fakir fukara babası ve tam da "baba gibi baba" dedikleri türden olan babamı 2004 yılında kaybettim.

Annem talihsiz şartlar yüzünden ilkokula bile gönderilmemiş ama kendimi bildim bileli öğrenmeye aç, bir yandan Orhan Pamuk, Murathan Mungan, bir yandan da Kuran okuyan, eskiden biçki dikiş kursu öğretmenliği yapmış, şimdi ev hanımı olan, ara düzelticiliği bakımından "ütü" ünvanını almış harika bir şahsiyettir.
Küçük ablam Bahar gerçek bir deha (kendisi öğretmendir), büyük ablam Pınar hem öğretmen hem anne, abim Ali ise fazla dürüst bir avukattır.

Gelelim üniversiteye... Üniversite, muhakkak gitmem gereken ve oraya gitmek üzere ders çalışmam için evdekilerin başımın etini yediği, küçük ablamın anlattığına göre ise içi bomboş çocukların yerleştirildiği, kalitesi oldukça düşmüş, bilimden ve felsefik bakış açılarından yoksun yoz bir kurum. Fakat tabi ki bütün bu olumsuzluklara rağmen bütün kardeşlerim okuyup adam olduğu için benim de sınavı kazanıp, okulu bitirip adam olmam gerekiyor! Olacağım da! Ama adam olmak deyip geçmeyin. Dünya dengelerini sağlayan neredeyse tek etkenin ekonomi olduğu düşünülürse, günümüz şartlarında adam olmanın yolu da maalesef banka hesaplarıyla ölçülüyor.

Demem o ki sevgili yetkili, benim bu üniversiteyi bitirmem gerekiyor. Hatta şu anda okuyor olduğum bölümden 4 yıllığa geçiş yapmak niyetinde olduğum düşünülürse, gayretimin daha fazla olduğu da gayet açıktır. Bu durum da beynimi fazlasıyla yorup, beni sıkıyor haliyle. Hem okulu bitirip hem de sağlıklı kalabilmem için psikolojimin de iyi olması gerektiği gerçeği göz ardı edilemez. Hal böyleyken iyi olmam için yurt dışı gezisi harika bir fikir gibi geldi! Dört yıllığa geçiş yapmamın yolu çok çok çalışmaktan ve psikolojik sağlığımın bozulmamasının yolu da kafa dağıtmaktan geçiyorsa ve siz de gençler için iyi bir şeyler yapmak niyetindeyseniz bu konuda bana destek olacağınızı ve başvurumu hiç düşünmeden kabul edeceğinizi umuyorum. Ummakla kalmıyor, çok fazla rica ve ısrar ediyorum! Lütfen beni seçin!

***
Gökhan'ı finalist yapma nedenim, psikolojik sağlığını dert edinmem değil elbet:) Seyahatle ilgili bırakın coşkulu satırları, kaile bile almamam gereken bir sebep öne sürdüğü başvuru yazısından başka hiçbir bilgi yoktu elimde (yeni öğrendim, MAKÜ'de Sıhhi Tesisat Teknolojisi okuyor ve Makina Mühendisliği'ne geçmeye çalışıyormuş); ne bir adres, ne bir telefon, ne de okul bilgisi. Ama yazısı samimi ve eğlenceli, Türkçesi şaşırtacak denli düzgündü. Üşenmedim, gugılladım. Buyrunuz ulaştığım sayfa:) Gökhan'ı yollarda hırpalanır ve günden güne güçlenirken, sonra da deneyimlerini-fikirlerini ablası gibi Batman Gazetesi'nde paylaşırken hayal ettim. Bu hayal çok hoşuma gitti. Abla Balıkçı'nın uçan tekmesini görüyor, bir artırıyorum! Bu çocuk yollarda biraz dayak yemeli:)

15 yorum:

umitorhan dedi ki...

çok güzel bir yazıydı.
Yurtdışı gezisi gerçekten iyi olmak için harika bir fikir Gökhan. :)) Güzelliğini basitliğinden alan hoş bir yazı. Bir an önce bir blog açıp gezi hazırlıklarına başlamalısın. :)

Baki Berk Kayalar dedi ki...

Gökhan Bey özgeçmişini düzgün bir dil ile ifade etmiş. Kafasını dağıtmaya ihtiyacı olduğunu belirtmiş ama neden interrail istediği konusunda pek bir şey yazmamış. Gezmek ihtiyacını daha iyi bir şekilde yazabilirdi.

Sevgiler.

bülent bayer dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
OzlemPansiyon dedi ki...

ümit, sana katiliyorum, guzelligini sadeliginden ve samimiyetinden alan bir yazi.

baki berk, seyahat yazinin gercekten de eksik kalan bolumu. goruldugu uzere secimimi etkilemedi bu eksiklik. ayni klise cumlelerle yuzlerce basvuru yazisi okumus olmamin etkisi olabilir.

ve bülent. sonradan pişman olacağını sandığım yorumunu kaldırdım. senin inancına karşılık benim inancım!

Adsız dedi ki...

Sansüre hayır! Darbe bursu istemiyoruz!

Adsız dedi ki...

İstemeyen kendi bilir bizim de şansımız artar olayı asabiyete dökmeye gerek yok=)

Meraklı Melahat dedi ki...

Özlem Hanım, haftada bir finalist açıklama temposu mu tutturdunuz? Yoksa bursu 2011 yazı için mi veriyorsunuz? Bu gecikmenin sebebi nedir? Bizi daha fazla merak içinde bırakmayınız.

Oh c'mon Özlem Hanım.

OzlemPansiyon dedi ki...

kaldırdığım yorumda bülent, link verdiğim yazar (gökhan'ın ablası) ile başvuru metninin üslubunu fazlasıyla birbirine yakın bulmuş ve bu yazıyı gökhan'ın yazmamış olabileceğine işaret etmişti.

yirmili yaşlarında ateşli bir gence oturup şunu mu anlataydım; "bülentcim, sen gelirken biz de gidiyoruz. gökhan'ın (gerçekten de
iyi bir yazar olan) ablasının üslubundan etkilenmesinden daha normal ne olabilir. sen kelimelerin ve üslupların izini sürdün, yazıların tarzı arasında bir paralellik keşfettin de, biz o izi sürmedik mi?

o kelimelerin ardında duran insanların kişiliklerine (ve etik duruşlarına) dair ipuçlarını ben yeterince yakaladığımı sanıyorum. bahsi edilen ihtimal, tüm başvuru yazıları için geçerli. bu yazının en az ihtimal taşıyanlardan biri olduğunu düşünüyorum, çünkü diğerlerinden çok daha fazla ipucu vardı elimde."

yorumu silerek gökhan'ı mı bülent yorumundan korumaya çalıştım, yoksa bülent'i mi kendi yorumundan?

sansürse sansür! gerçi bu açıklamayla yalan oldu bizim sansür:)

ben bu çocukları hataları ve sevaplarıyla seviyor, iyi işler yapacaklarına gerçekten inanıyorum. ben bu yola bir amaçla çıktım. yine de bir tanesinin üzüldüğünü göreyim (hamamda terlemek başka şey), pansiyon'u dağıtırım, öyle diyeyim.

meraklısına not: 21 mart'ta bursiyerler açıklanmazsa gelin hesap sorun. benim de bir yaşam ritmin, işim-gücüm var. seyahat sabretmeyi öğrenmektir:)

OzlemPansiyon dedi ki...

Bi de sevgili muzip okur/yorum yazar! Baki Berk ismiyle sürekli yorum yapmayı bırak; çocuk kafayı yiyecek:)

Yok yok arkadaşlar. Siz aslında bana iş çıkarmaya çalışıyorsunuz; "bıkayım, bir an önce finalistleri açıklayayım" diye sanırım. Yok canım, daha neler:)

Gökhan dedi ki...

yorumlar genel olarak güzel:) teşekkür ediyorum bunun için. ancak şunu belirtmek istiyorum ben bir üniversite öğrencisiyim! yani yorumlarımın iyi olması gerektiğini düşünüyorum ve evet ablamın mizahi yazılarından oldukça etkilendim.. kaldı ki benim fikirlerimide yazısında kullanıyor. hatta ulaştığınız yazısındaki diyaloglar da tamamen gerçeği yansıtıyor ve bu fikride ben vermiştim. :) gönerdiğim bilgilerde eksikti evet.. yanlız şunu gözardı etmemek gerekiyor ki ben bu yazıyı şuan bulunduğum kafede yazdım! yani son ses pop müzik, her telden ilginç sesler.. heehe herkese sevgiler. biraz kafiyeli mi oldu ne :))

OzlemPansiyon dedi ki...

gökhancım,
biraz editing desteği almış olabilir misin acaba?:) zira de/da olayın biraz zayıf gördüğüm kadarıyla:P

Gökhan dedi ki...

bence o kadar detaya inmeyelim özlem hanım ablacım :) ha bu arada bahar şenlikleri için mutlaka gelin buraya :) (bu konuyu değiştirmek içindi :Pp)

baharbalikci dedi ki...

merhaba, ben gökhanın en güzel, en zeki, en yetenekli en en ablasıyım! habewr edindim ki üzerimden politikalar yapılmakta! ortalık iyice karışmış. şunu belirtmeliyim ki gökhan (ki kendisi canım ciğerim biricik kardeşimdir)bildiği her şeyi benden öğrendi! attığım dayaklar ve tehditlerim sonucu da üniversiteyi kazanmış bulunmakta. internet üzerinden yazılarıma ulaşmış olmanız beni ciddi anlamda şaşırttı bu arada. ama ortalıkta gezinen dedikoduları ortadan kaldırmak amacıyla bir açıklama yapmayı uygun buluyorum. gök'ün (aslında biz ona kısaca gök deriz) yurt dışı seyahat olayından ailece sonradan haberimiz oldu. fazla korumacı bir abla olarak önceden bilseydim başvuru yapmasına bile izin vermezdim belki de. gök bizim kıymetlimizdir, babamın bize emanetidir. ona iyi bakmamız lazım gelir. onun istekleri de elbette bizim için fazlasıyla önemlidir. doğruluktan ayrılmayacağını düşündüğüm ve buna yürekten ikna olduğum için şimdi bu seyahate kabul edilmesini çok istiyorum. lğtfen gök'ü kabul edin. hatta beni de götürün öğretmenin öğrenciden ne farkı var allah aşkına? her ikisi de aç! :))

baharbalikci dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
Gökhan dedi ki...

ama ama ama ablaaaa :)) valla utandım bak..