15 Şubat, 2010

finalist # 8: özgün uçar

Yollar Çağırıyor Şimdi

Yollar çağırır bazen; hesapsızca, hiçbir bahanesi olmadan, nedensiz çağırır. Yeryüzünün evrensel mektuplarıdır yollar, kimi zaman silinmeye yüz tutmuş yaya şeritleriyle, kimi zaman mavinin arzulu dalgalarıyla, kimi zaman ise kıvrak rayların süprizleriyle çağırırır yolcularını.

Yolcular, sırt çantasını bir vatan gibi kuşanan vatansız konuklarıdır yeryüzünün. Bir içten tebessüm, her anı keşfetmeye adanmış bucaksız bir merak, uykulardan, gecelerden sağaltıp şehirlere, meydanlara çarpan bir yürektir. Yeryüzünün bin dilli dilsizleridir lakin. Ve ellerinin, ayaklarının acemi zigzaglarıyla, her daim keşfe dalan bakışlarıyla, ele verirler kimliklerini. Yaş, ırk, dil, din, cinsiyet yazmaz kimliklerinde, iki hece ile ve özetle: Yolcu. Yeryüzünün evrensel sahipsizi. Atlasların gizli müdavimi.

Yoldan gelip yola gidecek olan. Bir yolda giderken önceki yollarının özlemleri, sonraki yolculuklarının düşlerine karışan, yolda olduğu için mutlu, yola düştüğü için gururlu, her yeni durakta yeni bir iç zafer kazanan bir canlı türü. Ayakların resmi geçidi. Beynin eylemlilik hali. Şimdiki zamanın şahlanışı. Yabancının en tanıdık sureti. Yüzlere karışıp yeryüzünde unutmak kendi yüzünü. Yemenin, içmenin, uyumanın ve uyanmanın en aç, en doyasıya hali. İnsanın içindeki yolları keşfetmesi, insanın kendine en kestirmeden gidebilmesi belki. Belki de 'ol' fiiline anlam katan, onu pratiğe döken, kimi zaman çift, kimi zaman da tek şeritli Y'nin alfabetik sürüncenemi. Sadece ismini işitmek bile ereksiyonun zirvesi. Benzetmelerin kifayetsizliği.

Yollar çağırıyor işte, kıvrılıp giden bir rayın sonsuza düşen izinde, vagonların alışılmadık melodisinde. Yollarda olmak lazım şimdi, isimsiz yoldaşlar tren garlarında, salaş hostel odalarında, bir viski şişesinin kenarında bekler bizi. Ara sokaklar bir lirik apartmana, bir egzotik lokantaya, bir epik hayata, bir tirajik meydana ulaştırmak için sabırsızdır şimdi. Kasabalar, ücra köşeler, adsız şehirler, coğrafya kitaplarına inat başkentlere aldırışsız baştan çıkarıcı kokularını sürünmüştür şimdi. Ritüeller, el emekleri, sabırlı insan yüzleri filizlenmiştir hani.

İçinde ne olduğuna aldırışsız takıp sırt çantalarını, yollara düşmenin zamanıdır şimdi. Yollar çağırıyor şimdi, en az 10 dilde merhaba diyebilmenin, en az 10 dilde dolu dolu gülebilmenin, paylaşabilmenin, en az 10 dilde şaşmanın, bilmeden koşmanın, kaybolmanın, en az 10 dilde sevebilmenin, hayal edebilmenin zamanıdır şimdi.

Yollara düşmenin zamanıdır şimdi...
I
I I
I
I I
Yol
I I
Hikayesİ
I I
I
I I
I


0-1 km.
Bindokuzyüzseksenaltıda Ankara'da doğdu, on aylıkken yürüdü, onbir aylıkken yürürken konuştu.

1-3 km.
Babasının boynunda gezmenin tadıp tadabileceği en büyük zevk olduğunu düşündü.

3-7 km.
Üç dolma tekerli bisikletle tanıştı, yokuş aşağı, yolun kendisini götürmesini çok sevdi. Vakit buldukça babasının boynunda gezmenin yollarını aradı.

7-10 km.
Okula başladı, tabanvayla tanıştı, sevdiler birbirlerini. Babasının boynunda olabilmek için bahaneler aradı.

10-18 km.
Zaman hızlı, sessiz ve ucuz bir taşıtmış anladı. İki tekerlekli bisikletle Ankara sınırlarında özgürlük aradı. Doğu ekspresiyle Ankara'dan Divriği'ye ömrünün yanlız, ilk büyülü yolculuğunda, insanın da kanatları olduğunu anladı. Atlaslarda Prag'ı aradı. Babasının boynunda gezmenin tadı bazen aklına düştü.

18-23 km.
Nemrut'u, Allionai'yi gezerek fotoğrafladı. Divriği'den İsfihan'a Yanlızlığın İki Güzel Harikası adlı bir yol ezgisini içinden mırıldanıyor. Prag, Praha diye söylenir, biliyor. Atlaslarda Praha'yı gözü kapalı buluyor, Google Earth'de Praha sokaklarını arşınlıyor, Hırvatistan'a, Yunanistan'a kanı kaynıyor. Fransa'nın bohem sokaklarını gizli bir aşk gibi içinde taşıyor. Ah İspanya, sarının en güzel tonu diye içinden geçiriyor. Hacettepe Üniversitesi'nde Radyo ve Televizyon bölümünde okudu ve Kocaeli Üniversitesi'nde Gazetecilik bölümünde okumayı sürdürüyor, okuldan eve otostopla gidip geliyor. Yirmi üç yaşına rağmen babasının boynunda kuşbakışı bir yolculuk hala düşlerini süslüyor.

6 yorum:

Adsız dedi ki...

Etkileyici bi yazı.Diğer yazılardan daha farklı oluşuyla etkiliyo en çok.Hayatını yolculuk olarak görmesi ve bunu kilometrelerle ifade etmesi yaratıcı.Bn d bursa başvuranlardanm şuana kadar en aynı coşkuyu hissedebildiğim yazı bu oldu,dolayısıyla en beğendiğim de.Tebrik ederim eline sağlık.
Melda

NihanBora dedi ki...

Evet kesinlikle önceki yazılara benzemiyor. Anlatım dili oldukça farklı, bu da iyi bir blog yazarı olacağını kanıtlıyor aslında. Başarılar diliyorum.

Yola Yazmak dedi ki...

Vakit gece. Yollardadır şimdi birileri elbet, bir yerlerden bir başka yerlere, yıldızlı yeni iç zaferlere. Yorum gönderenlere, vakit ayırıp okuyanlara, yolda olanlara bin teşekkür, bin selam. yolayazmak.blogspot.com ozlem pansiyona ithafla yayında.

ozgun ucar

Baki Berk Kayalar dedi ki...

Mütevazi ama etkileyici bir başvuru metni olmuş.

bellautumn dedi ki...

Çok etkileyici çok güzel hayatının yollarında gezdik adeta ve bu hayatın yolları yollarda devam etmeli bence budur!

Aslı Aker dedi ki...

Merakla izlediğim bir yarışma oluyor bu ama sanırım benim favorim Özgün olacak. Anlatım dili o kadar başarılı ki bu yazının. Takdire şayan.

Tebrikler!