04 Şubat, 2010

finalist # 4: semih sayın

Interrail'e benim yaşlarımda olup da çıkmak istemeyen yoktur sanıyorum. Tüm Avrupa'yı dolaşmak, insanın ancak gençliğinde kaldırabileceği koşullarda yaşamak, yeni birçok insan tanımak ve birçok güzel anıya sahip artık farklı bir insan olarak dönmeyi kim istemez ki gerçekten? Yalnız, bir düşününce siz de fark edeceksiniz ki; böyle bir geziyi uzun zamandır düşünenlerin, bir şekilde mutlaka yapmayı aklına koyanlardan başka kimin Interrail'e çıkmak için "eğlenmekten" başka bir nedeni olabilir ki?

Kendi adıma konuşmam gerekirse ben Interrail'i bir şekilde gerçekleştirmeyi kafasına koyanlardan olduğum içindir ki, “İnterrail'e neden çıkmak istiyorum?” sorusu için aklımda olan cevapları paylaşmaya geçiyorum efendim.

Bu dünyada benden başka, arkadaşlarımdan başka, tüm tanıdıklarımdan ve gördüklerimden de başka insanların yaşadığının farkındayım. Yaşam denilen şeyin kendi nefes alış verişimden öte, milyonlarca insanla beraber meydana getirdiğim bir döngü olduğunu biliyorum. Dişlerimi fırçalarken kapattığım suyu, her yıl mart ayında diktiğim ağacın oksijenini, "gereksiz yere yanıyor" diye söndürdüğüm elektrikle koruduğum dünyayı kimlerle paylaşıyorum görmek istiyorum. Bu küçük paylaşımlarımın bile boşa gitmediğini, bir şekilde benden kilometrelerce uzakta yaşayan bir insanın hayatına etki ettiğini görmek, daha büyük şeyler paylaşabildiğim zamanlar geldiğinde de daha fazla şey paylaşabileceğimi düşünüyorum. Bir parçası olduğum o daha büyük şeyin, aslında ne kadar büyük olduğunu öğrenebilmek için Interrail'e çıkmak istiyorum.

Sadece insanların değil, insanların hayatlarında gördüklerinin geçirdiklerinin de önemli olduğunun bilincindeyim. Dünyada bir insanı gerçekten tanımanın, bir insanın, gerçekten ne kadar önemli olduğunu biliyorum. Çünkü boş zamanlarımı kendime ayırmaktan öte, dedemin dizinin dibinde kâh büyük dedeme ait savaş anılarını, kâh dedemin kendisinin hayat savaşını dinleyerek büyüdüm ben. Böylece kendime "bağımsızım" diyerek aslında insanlar arasında yarattığım boşluğu gizlemeye çalışmıyor, geçmiş ile gelecek arasında bir köprü olduğumun bilincinde olarak karşımdaki insanı tanımaya, tanımaktan da öte paylaştıklarımızı unutmamaya, daha çok insanla aynı şeyleri paylaşmaya, kendi adıma paylaşabileceğim şeyleri mümkün olduğunca arttırmaya çalışıyorum. Diğer insanlarla paylaşabileceklerimin artması için Interrail'e çıkmak istiyorum.

Aslını sorarsanız ben Interrail'e gitmeyi liseden beri istiyordum, gördüğünüz gibi hâlâ da istiyorum. İstemenin; çoğu zaman kişinin kendi kapasitesinin yarısını bile kullanmadan elde ettiği şeyleri arzulamaktan öte, hayatının normal akışında mümkün gibi görülmeyen şeylerin gerçekleştirilebilinir kılınması demek olduğunu biliyorum. Bazılarının karşılarına çıkan yolları "fırsat" olarak değerlendirip, kendi isteklerini bu yollara göre biçimlendirdikleri bir dünyada ben, kendi isteklerime göre yollar açabilme, kendi isteklerime göre yollar bulabilme peşinde koşuyorum. Sizin verebileceğiniz bursun sayesinde; hayatta gerçekleştirmek istediğim bir şeyi daha kendi ellerimle gerçekleştirebilmiş olmak için Interrail'e çıkmak istiyorum.

Ama en çok da, diğer insanların arasındaki yerimi merak ettiğim için Interrail'e katılmak istiyorum. Merak ediyorum annesi öğretmen, babası da serbest meslek sahibi olan, biri kız biri erkek ama ikisi de 8 yaşında olan dünyalar tatlısı ikiz kardeşlere sahip, Gaziantep Fen Lisesi'nden sonra Amerika'ya burs kazanıp, 12 Aralık 2004 tarihinde Abbas Güçlü'nün Milliyet'teki köşesinde "Türkiye'nin en tepesindeki koltuklardan birinde oturmaya kararlı olan" diye bahsedilip, 2 ay sonra bursu ödenmediği için yurduna geri dönüp ÖSS'ye giren, ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampüsü Makine Mühendisliği'ni tam burslu kazanan, herkesin Atatürk'ü sağdan soldan çekiştirdiği bir dönemde okuldaki Atatürkçü Düşünce Topluluğu'nun başına geçip, sağı solu bir odada toplayıp kitapları tartışmasını sağlayan, halen aynı üniversitede çift dikiş giderek mühendislik eğitimi görse de bu yıl bırakıp memleketin herhangi bir yerindeki tıp fakültesini kazanıp, her zaman istediği gibi bir doktor olmayı amaçlayan 21 yaşındaki Semih Sayın'ın diğer insanlar arasındaki yeri neresi? İşte en çok bunu öğrenmek için Interrail'e çıkmak istiyorum.

Sevgi ve saygılarımla.
Semih Sayın
Blog adresim: http://www.antepian.com (Yazılarıma bu link'ten ulaşabilirsiniz)

9 yorum:

Deniz dedi ki...

Bursa başvurmuş ve siteyi düzenli takip eden biri olarak belirtmek isterim ki, şu dört kişi içerisinden bursun verilmesini iç rahatlığıyla karşılayacağım tek adaysın.

Kolay gelsin.

antepian dedi ki...

Teşekkür ederim bu onur verici yorumunuz için :)

Adsız dedi ki...

semih sayfan hata veriyo,yani sorun benim bilgisayarda mı sayfadan kaynaklı mı blmiorum ama söyliyim dedim

antepian dedi ki...

Büyük ihtimalle temadan kaynaklı bir problem vardı, düzelttim.

Serdar dedi ki...

anladığım kadarıyla sürekli eğitim değil de bir değişim programı bu? acikcasi ilk okudugumda 4 senelik bir diploma programina baslayip birdenbire ortada birakildigini dusundum, yuregime indi. yazık olmuş, senin gibi düşünceli, geri dönüşümcü, ilgili birine.

link kırık galiba, yazının kendisi şurada:
http://www.turkcebilgi.com/kose_yazisi_8519_abbas-guclu-amerikan-ruyasi.html

Sevgiler,
Serdar

antepian dedi ki...

Evet, lisede öğrenci değişim programıydı. AIFS,AFS, AISEC gibi.

Mitokondri dedi ki...

baklavanın gücü adına!
Semih, senin gideceğine adım gibi inanıyorum!
bize kart yolla oralardan
sosyal medyanın en renkli insanı..

Adsız dedi ki...

Well I to but I think the post should secure more info then it has.

mehmet akif dedi ki...

başarıları ve arzuları kadar, pürüzlü hayal kırıklıklarını da samimiyetle anlatabilen, zirvedeyken düşüşlerini de hissettirebilenn biri bu bursu kesinlikle hak ediyor