02 Mart, 2010

finalist # 14: selvi kara

Beni Seç (Ya Tutarsa : D)




Pek sevgili Nasreddin Hoca'yı yaderek başladığım "Beni Seç!" yazımdan umutluyum, mutluyum.

Türlü şaklabanlıklar yapmaya hazır bünyem, bi yandan oylamaya katılacak kişileri araştır Selvi diyor bana. Dört bi koldan kuşatmaya başlasam diyorum ama savaşçı ruhumu interrail'e saklamaya karar veriyorum :)






Ve sevgili bloguma iyiki varsın diyorum. Maçı sanki 1-0 önde götürüyormuşum gibi hissettirdiğin için bana. Maç daha bitmedi ama :)

Geçen Mayıs ayından itibaren interrail için araştırmalara başlamıştım. Hatta bir interrail mail grubuna üye olmuştum. Gidişi kafaya koymuştum ya bu üyelik bana kendimi daha bir yakın hissettirdi interraile. Ama paraya yakın olamadığım için gidemedim geçtiğimiz yaz interraile. Bu yaz olacak ama inşallahıyla maşallahıyla .







Minik minik göz kırpıyo bana hayat sanki. İyi ki o mail grubuna üye olmuşum. Orada gördüm bugün seyahat bursu duyurusunu. Sevindim, içimde havai fişeklerle bi kutlama yaptım sanki burs bana çıkmışcasına. Sağol hayat :)

Neden ben seçilmeliyim peki interrail bursu için? Biraz da bu konuda konuşmak istiyorum. Ben seçilmeliyim:






* Çünkü çok istiyorum (Yüksek lisans mülakatlarında dahi istekli olmak iyi bir sebepti kabul edilmek için)


* Çünkü geçen yaz gidemedim içimde kaldı (İnsanın içinde bişey kalması ilerde ciddi problemlere yol açabilir heleki 26 yaş sınırını aştıktan sonra. Bknz: interrail 26 yaş sınırı)

* Çünkü ben matematikle uğraşırken hiç beni hocalarım ödev olarak sergiye, geziye götürmedi(Elinden tutulup Avrupaya yollamanın daha bir sevap olduğu öğrenci modeli).




* Çünkü ben tüm yaz tatillerimde (Üniversite 2. sınıfın yazına kadar) fındık toplamaya, köye götürüldüm babam tarafından.

* Çünkü her okul döneminin başında "yaz tatilinde nerelere gittiniz" konulu kompozisyona hayal gücümle hiç gitmediğim yerleri kulaktan dolma bilgilerle aktarmış bir öğrenciyim (Yazar burada "görmeden o kadar yazıyordum, görünce neler neler yazarım bir düşünün" diyor).

* Çünkü benim adım Selvi fakat boyum kısa (Allah vergisi bir yeteneği olduğunu söylüyor).





* Çünkü gezmeyi çok seviyorum (Atalarından kalma bir alışkanlık olan gezme tozma babaannesi tarafından çok sık yapılan bir davranışmış. Köyde gitmediği düğün, katılmadığı dedikodu yokmuş. Ve de katıldığı her düğünde oynarmış).

* Çünkü saçım dökülüyor (Avrupa havası saç dökülmesine iyi gelirmiş).



Bunlar gibi sebeplerim belki diğer katılmak isteyen arkadaşlarınkinin yanında hafif kalmış olabilir. Ama ne diyebilirim ki? İstiyorum ve bununla ilgili (hesapladım) 6 aydır planlar yapıyorum. Süre anlamında bana fark atacak arkadaşlar muhakkak vardır ama isteklilik konusunda Selvi boyumla korkusuzca savaşırım :)



Peki Selvi kimdir, nedir kısmına gelirsek... 1986 - Ordu doğumluyum. İTÜ'de matematik mühendisliğinde yüksek lisans yapıyorum. Üsküdar'da oturuyorum. ÜSküdar'ı çok seviyorum. Şimdiki zamanla yazılan cümleleri ardarda kullanınca okuyucuya işkence yapıyormuş gibi hissediyorum. Genelde kendimi 3. şahıs üzerinden anlatmayı seviyorum. Ve ben interraile gitmeyi gerçekten çok (!!) istiyorum.
Yazıyı yazarken ve fotoğrafları çekerken gerçekten çok eğlendim. Gerektiğinde gıdımı göstermekten çekinmediğim fotoğraflarımla imkanlar dahilinde karşınızdayım ve ben yine karşınızda olmaya devam etmek istiyorum; Türkiye'den alınmış değil Avrupa'dan alınmış şapkalarımla :)

19 yorum:

Adsız dedi ki...

Merhaba Selvi,

Ben Adsız, alkolik olmayan:-) önce başvuru yazın için;

Bir değil birkaç sigara yaktım yazını hem okurken hem de okuduktan sonra!:-).Öyle bir güzellikti yani bilmem anlatabildim mi! Şaka bir yana, okuduğum en sade ama en esprili, ajitesi sıfır ama en istekli, en telaşsız ama şapka fetişi!!!:-) özelliği olan, yapay tatlandırıcısız dopdoğal bir yazıydı. Teşekkürler.

Senin için gelsin.

-bulutsuzluk özlemleri, güeneye giderken

Adsız dedi ki...

bu mudurculura;

nirvana aşkına, nesi bu mudur! başvurunun onu da eğer mümkünse yazın .

ben onsekizimi doldurduğumda oyumu kullanacağım, sırf üçüncü panama şapkalı fotoğraf için:-). Gezmek-gitmek hariç otobiyografisini sunan, bu olayı kanımca ''genç şairler yarışması'' ile karıştıran, kendi başvurusu yayınlanana kadar hiç yorum-destek ''hepimiz gezginiz'' olaylarına karışıp taş atmayanlara inat,,, panama şapkalı kare diyorum.

beni bağışla sayın yücel, çok seviyorum bu yaptığın şeyi:-(

OzlemPansiyon dedi ki...

sevgili adsız,
seni bağışlamam gereken konuyu yakalayamadım, yorumun için teşekkürler:) bence de selvi'nin yazısı 'yapay tatlandırıcısız dopdoğal' bir yazı.

Adsız dedi ki...

''Genç şairler yarışması'' eleştirisi çok acımasızca bence, çünkü bu burs için belirtilen koşullardan biri de kalemi kuvvetli olmaktı yanlış hatırlamıyorsam.

Saygılarımla.

Adsız dedi ki...

güzeel, haklısın arkadaşım. kuvvetli kalem. ee selvi! selvi'nin yazısı hakkında yok mu kelimen - cümlen! oraya birazdan gideceğiz.

evet, bir şairane gibi yazanlar bir kasmadan yazanlar bir de gezmeye odaklanmadan ( çünkü gezmiş yani bir yere çıkmış uçağa trene binmiş en az bir rakkamla 1 başka ülke havası solumuş, ki bu da ilginç bir tespit an itibarı ile:-) biyografi yazanlar var.

Ayrıcana kuvvetli kalemler eleştirilemez mi sevgili bir dost! sen yazdıklarını binlere milyonlara ( burada abartı sıfır )sun ve servis et, sonra gelebilecek tepkileri acımasız - acımalı olarak kategorize et! HAYIR. göğsünü ger, bildiğine güven, iki kere değil rakamsızca düşün. Gezi yazıları ya bilgilendirir ya eğlendirir, düşündürücü - tribe sokucu - güldürücü vb. etkileri yoktur:-)

Sadun Boro teknesiyle dünyayı dolaştı, kitabında romans göremezsin, aynı şekilde altıyüz küsür sayfa yazan Uzaklar mürettabatı Atasoylar'da da göremezsin. Orhan Kural dünyanın %70 ine gitti, en son okumayı bıraktığımda hala yükseklikten, yüzölçümlerinden metrekarelerden bahsediyordu - kulüp kurdu elit turlar düzenliyorlar ver 2500 avro ya da dalır git katıl (ha puanlama falan yapanlarda var bu arada tövbe tövbe), Aydın Boysan'da gittiği ülkelerde oranın beden işçisi kadınlarıyla muhabbetini anlatıyordu, git Palahniuk oku bak seni nerelere götürüyor!

Yazacağım o ki dostum, bize yol falan göstermediler bize, bize gittikleri yerlerin güzelliğinden bahsettiler ama vatandaş Rıza nasıl gidebilir bunu anlatmadılar!

Tüm çabam bundan ibaret aslında, biz de öyle olmayalım diye farklı olalım, benzer yazılar yazmayalım diye!


Canım arkadaşım, keşke bana değil de Selvi'nin yazdıklarına yazsaydın birşeyler ( bu arada 3.kareye yazma kıskanırım:-)) ama olsun yazıya yorum çoğaldı mı? Çoğaldı. ben amacıma ulaştım mı? Ulaştım.

sen kendine iyi bak yeter:-)

OzlemPansiyon dedi ki...

adsız yorumları iyice fazlalaşmış. uyduruktan da olsa bir isim yazın yahu, kafam karıştı.

'genç şairler yarışması' yakıştırmasıyla ilk adsız arkadaş bir tepki koymuş ortaya evet, ama niyetinin kötü olduğunu düşünmüyorum. tercihinden onun süslü ifadelerden çok, samimiyetten etkilendiği/motive olduğu sonucunu çıkardım ben. ona katılmadığım konu çıkarımı olabilir: edebiyat samimiyetin düşmanı değil. bazı arkadaşlarımızın, ifadelerini derinleştirmeye, edebiyatın inceliklerini kullanarak zenginleştirmeye çabalaması gezmek konusunda daha az samimi, daha az istekli oldukları anlamına gelmiyor.

bu arada birbirinde farklı adayları finalist yapma çabam da bu yüzden aslında. herkes başka bir tarzı, üslubu, duruşu seviyor. siz seyahat edin de, kimi daha çok severseniz sevin:) (ama tarzınız olmayan yazarı da gereksiz eleştirip üzmeyin. fikirler tartışılır o başka. ama üslup eleştirisini ben faydasız buluyorum. okumayın olsun bitsin).

'genç şairler yarışması' konusunda benim takıldığım, 'yarışma' kelimesi. yüzlerce başvurudan bir eleme yapmak zorundayız evet, burs fikrinin amacı doğrultusunda (olaya heyecan gelsin, gençlik yollara düşmek konusunda ateşlensin vs) başvuruları bir yarışma havasına sokmuş olabilirim evet.. ama günün sonunda 'daha iyi' olan kazanmayacak; gezginlik kazanacak. en azından bunu hayalliyorum.

@SonAdsız,
yorumun bir bölümünde geçen "gezi yazıları ya bilgilendirir ya eğlendirir, düşündürücü - tribe sokucu - güldürücü vb. etkileri yoktur:)" açıklamasında ne kadar ciddi olduğunu bilmiyorum. çok kabaca böyle bir genelleme belki yapılabilir, ama bu biraz yüzeysel bir genelleme olur.

vatandaşın oralara nasıl gideceğini anlatmanın değersiz olmadığını biliyorum, ama nasıldan daha önemlisinin neden sorusu olduğunu düşünüyorum. nedeni olan kişi, yolunu yordamını da bir şekilde öğreniyor bence. seyahat edebiyatı ve gezi yazıları bilgilendirmeden daha fazla o nedene dair ipuçları sunuyor; sunamıyorsa da çok daha fazlasını sunabilir. açıkçası ben kendi yazılarımı beğeniyorum:)

Adsız dedi ki...

evvela iki adsız da benim, her cümlemin arkasındayım:-)

kısa bir savunma minifestosu yapmaya çalışayım;

hiçbir arkadaşı acıtmak,eleştirmek,üzmek niyetinde değilim. zaten daha önce bir yorumumda, keşke herkes aynı an da gitse, başvuran ya da gezmek isteyen herkes yollara düşse, gezmeye olan tüm açılımları destekliyorum diye belirtmiştim.
pozitifliğimde sorun yok sanırım.

fakat arkadaşlar, bu herkes gitse birgün dileği ilgisizlikle yorumsuzlukla katılımsızlıkla olmaz diye düşünüyorum.

başvuruda kalmasın yani olay, ki bu olay benim ilk defa koşulsuz güvendiğim sahiplendiğim sevdiğim harika bir eylem - fikir.

küçük kutucuklar tıklanıyor, bakıyorum yorum yok ilgi yok, ee dayanamadım ne yapmamı isterdiniz yani!

bu gitsin bu gitmesin, bu hakediyor bu haketmiyor mu yazsaydım! bunların hangisi yararlı!

benim yazdıklarımı istediğiniz gibi eleştirebilirsiniz, sorun değil yeter ki yazın - ilgilenin.

ben olumsuz da olsa fikirlerimi yazıyorum bas bas da bağırıyorum, keşke herkes gezmek istediğinde gezebilse diye, tuhaf bir durum mu!
farkındayım, bizim bölge geneli duygusaldır - alıngandır, ama şöyle ortaya fikirler geniş yorumlar dökülse fena mı olur! düşünün ki toplandık, sohbet ediyoruz gezmek - gitmek üzerine, nelerden konuşacağımızı sanıyorsunuz!

-ahmet, senin anlattıkların budur.

-ayşe senin anlattıkların bu değildir!

hahaha, hay allah gülmeye başladım...

amann kızma bana sayın yücel, blog formatında oldugunu biliyorum o kutucukların:-)

iyi o zaman şunu da yazayım; ''kitleselleşmek için kurumsallaşmak gerek...''
arkadaşlar, kurumsallaşmayı özlem yücel yaptı işte, kitlesel olmayı da sanırım tek başına kimse gerçekleştirmedi şu zamana kadar, ki anlam olarakta tartıya konamaz!:-)

şu an da bile böyle uzun yazmakla kendimi sanki kötü birşey yapıyormuş gibi hissediyorum, tuhaf doğrusu:-(

neyse, selamlarımla

Hafiye dedi ki...

Selvi beni en çok yaz tatillerinde köye fındık toplamaya götürüldüğünü ve tatil dönüşünde yazın aslında gezmediği yerleri uydurup kompozisyonlar yazdığını söyleyerek yakaladı. Kendimden bir parça buldum. Acıklı çocukluk ve ilk gençlik.

Ya ben duygusal değilimdir ama kıyamam yaa.

gurkk dedi ki...

Fındık toplamak da ayrı güzeldi. :) Benim önerim şudur;
- Seyahat bursu kazanamayan arkadaşlarla bu yazı bizim köyde fındık toplayarak geçirelim. İnanın çok eğlenceli ve hayal gücünü oldukça geliştiriyor. Tavsiyem, gelmeden evvel yanık türküler öğrenilmesi. Yaz sıcağında, yanık yanık.. :)
sevgilerimi sunarım herkese!

umitorhan dedi ki...

Fındık toplama işine ben varım! Bari yaz tatilini garantiye alalım. Zaten bu gidişle dünyanın her yanına çok ucuz uçak bileti olan ama parasızlıktan yerinden kıpırdayamayan birisi olacağım.

Fındık toplamak yorucu ama dostlarla sohbet ederek yapılırsa bir o kadar da eğlenceli bir iş. Gaziantepli olmama rağmen iki yazımı kuzenlerim ve onların akrabalarıyla karadenizde bedavaya fındık toplayarak geçirdim. :)
Bu sefer yalnız birkaç ufak şartım var; karşılığında kalacak yer, hamak, ve ev yapımı karadeniz yemekleri isterim! hehe.

Resimlerle birlikte güzel bir başvuru yazısı olmuş. İlk okuyuşumda resimlerin yanındaki parağrafa göre farklı yüz ifadelerinde olduklarını farketmemiştim. Çok güzel bir fikir. :)

mesut dedi ki...

Selvi hakkında yorum yazıp yazmayacağımı bana bırak istersen. Selvi'ye odaklanacağına başkalarını çekiştirdin ve "amacından ötürü" kullandığın kelimelerin samimiyetsiz olduğunu gösterdin bizlere, teşekkür ederim.

Ben sadece yarışmanın ölçütlerinden birinin önemsiz gibi gösterilip, gereksiz yere eleştirilmesini ve uslubu bu yönde olan arkadaşlarımızın göz boyadığı yönünde bir anlayışın oluşmaması için yazma ihtiyacı hissettim.

Üslup yönünde eleştirilerin olursa senden ricam lütfen yarışmacıların yazılarının altına yaz bu yönde ki yorumlarını. Üstü kapalı taşlamalar buraya yakışmayan bir davranış.

Sana eleştirim de şu "gereksiz konuşuyorsun".

Teşekkürler.

Sabri-sama dedi ki...

işte kendi blog'umda bahsettiğim "romaya gidecek, tozlu sayfalardan bahsetmesin" cümlesi ile tam olarak bunu kastetmiştim.
hiçbir edebi sanata bulaşmadan isteğini açıkça ifade etmiş, oyum kesinlikle selvi'ye gidiyor.

gurkk dedi ki...

Sevgili Ümit,
istediğin hamak olsun, köyde ağaç bol,iki ağaç arası her yer sana cennet :) Karadeniz yemeği kısmına gelince; menüde üstüste lahana(pancar) çorbası çıkarsa itiraz yok ama :)
Sevgili Sabri-Sama,
hiçbir edebi sanata bulaşmayıp, oyum sana dediğin için teşekkür ederim :)
sevgiler herkese.

Adsız dedi ki...

valla ben fındık toplarkene, hem de karadeniz de, şöyle birbuçuk kordonblue yu götürmek isterdim.

imza: gereksiz yazan pardon ''konuşan!!!'' :-)

mesut dedi ki...

:D Bunu diyeceğine adım gibi emindim ;)

Baki Berk Kayalar dedi ki...

Selvi' nin içtenliğini görüyorum, ama keşki daha açıklayıcı olsaydı. Neden interrail yapmak istediğine dair daha iyi amaçları olmalıydı. Interrail' e gidince topluma ne gibi katkılarımız olacak? Seyahat sırasında edineceğimiz tecrübeleri insanlara nasıl aktaracağız? Bu iki soruyu kendim dahil bütün finalist arkadaşlarıma sormak isterim. Bu iki sorunun en ikna edici cevaplarını veren arkadaşlarımız bursu büyük bir olasılıkla havada kapacaktır :)

Sevgiler.

OzlemPansiyon dedi ki...

sorular dogruysa bile...

neymis sorularimiz:
1. Interrail' e gidince topluma ne gibi katkılarımız olacak?
2. Seyahat sırasında edineceğimiz tecrübeleri insanlara nasıl aktaracağız?

... yaklasim yanlis bence. bu fayda meselesi biraz muglak cunku.

selvi benim yuzumu gulduruyor. anlatacak guzel hikayeleri olursa onlari oldugundan bile daha guzel hale getirecegini dusunuyorum. tek amaci guzel hikayeler anlatmak olsa, ne sakincasi var?

benim yuzum gulerse topluma faydasi olan isleri yapacak gucu ben icimde bulabilirim. yani aslinda toplumda hepimizin baska rolu, baska renkleri var.

Baki Berk Kayalar dedi ki...

Olumsuz bir şey demedim ki zaten :) Finalistler arasında kendine özgü tarzıyla dikkat çekiyor.

mehtap bala dedi ki...

Selviye ulasmaya calisiyorum yardimci olur musunuz. Ben mehtap bala