13 Mart, 2010

finalist # 23: uğur karakullukçu

Merhabalar,

22 yaşını yeni doldurmuş, Yıldız Teknik Üniversitesi'nde Makine Mühendisliği bölümünde okuyan bir öğrenciyim. Gezmeyi, yeni yerler görmeyi her zaman sevmişimdir ama açık söyleyeyim, bunu gerçekleştirebilmek adına yapabildiklerim bugüne kadar oldukça kısıtlı oldu. Ailemin tek çocuğuyum ve tahmin edebileceğiniz gibi sinemaya dahi gitsem beni merak eden bir ailem var. Yurtiçinde muhtelif yerleri gezme, görme şansım olduysa da yurtdışı benim için üniversite arkadaşlarımla Eylül-Ekim aylarında "Bu yaz Interrail'le İtalya'ya kesin gidiyoruz" temalı konuşmalarda geçen ama yaz yaklaştıkça unutulan, Eylül ayında tekrar gündeme getirilen bir temenniden öte olmadı. Ailemin durumu da beni bu tatile rahatlıkla gönderecek kadar iyi sayılmaz hani. İşte 4 senedir ertelediğim bu hayalimi bu sefer Eylül ayında değil Ocak ayında ateşleyen burs yarışmanız oldu. Yazınızda belirttiğiniz her şarta uyuyorum, derslerimin pek de istenilen düzeyde olmaması dahil. Fakat Interrail bursunu istememin tek nedeni bu değil.

Ben bir spor aşığıyım ve bunun yanında yazmayı, bildiklerimi paylaşmayı da seviyorum. Bu amaçla 2008 Ağustos ayında açtığım blogda bini aşkın yazı paylaştım, ağırlıklı olarak futbol, basketbol ve diğer sporlar üzerine. Belli bir kitleye de ulaşabildiğimi, yazdıklarımı okutabildiğimi sanıyorum. İşte benim bu bursu istememi anlamlandıran, bursa talip olan diğer arkadaşlardan 'bence' ayıran nokta tam da burada başlıyor. Benim hayalim verdiğiniz bursla sadece Avrupa'yı gezmek değil, aynı zamanda bu yaz oynanacak olan Dünya Kupası sırasında farklı ülkelerde maçları izleyip bunları yazıya dökmek. Hem bu ülkelerin tarihi yerlerini gezmek, görmek, hem de bu ülkelerin Dünya Kupası maçlarını o ülkede, o insanlarla beraber izleyebilme keyfine erişmek istiyorum. Başta İtalya, İspanya, Fransa ve Almanya olmak üzere. Bunu geniş bir yazı dizisi olarak yayınlamayı da planlıyorum elbette. Yazılarıma blog adresimden göz atabilirsiniz.

Hem benim adıma eşsiz bir deneyim, hem de ses getiren bir blog projesi olacaktır diye düşünüyorum. Heyecanla cevabınızı bekliyorum.

Sevgiler,
Uğur Karakullukçu

***

Uğur'un mesajı hep aklımda kaldı. Yurtdışında olduğum zamanlarda, stadyumda ya da çeşitli barlarda, o ülkenin vatandaşlarıyla izlediğim maçların coşkusunu unutmamıştım. Bir ülke insanını tanımanın en iyi yollarından biridir önemsedikleri bir anı paylaşmak.

Ama kaygılarım vardı. Futbol aşkı, seyahatin önüne geçebilirdi. Uğur'u aradım, İstanbul'da bir stadyumda maç izliyordu. Top peşinde koşuyor olmasından dolayı sanırım, bana hafif bir sinir geldi:) Mülakat gibi bir havada biraz gergin geçti konuşmamız. Ona gençlerin bireysel hayallerini gerçekleştirmek için değil, kendi hayalim olan 'gezginliğin yaygınlaştırılması' adına bu yola çıktığımı, "Dünya Kupası maçlarını, kupaya katılan ülkelerde izlemek fikrinin orijinal olduğunu" ama futbolun seyahate gölge düşürmesinden kaygılandığımı, oldukça ciddi bir tonda anlattım. Benden biraz tırstığını sanıyorum:)

Aradan birkaç gün geçti, mesaj geldi Uğur'dan.


***

Burs verdiğinizi duyduğumda uzun süredir duymadığım bir heyecan kaplamıştı içimi, fikirlerimi de o an sizle paylaşmıştım. Interrail hayallerimin hepsinde olabildiğince çok yer görmek, olabildiğince çeşitli kültürle haşır neşir olmak vardı, bu da birçok gencin hayalidir sanıyorum. Fakat benim özellikle bu sene için bambaşka bir hayalim var. Ben bir ay boyunca kendimin de fazlasıyla iç içe olduğum bir tutkuya bağlı olan birçok Avrupalıyla beraber Dünya Kupası festivalini yaşamak, onların hislerine ortak olmak için bu seyahate çıkmayı arzuluyorum.

Fransa'dan açılış yapıp Eifel Kulesi'nin gölgesinde Uruguay maçını izlemek, ertesi gün Londra'ya geçip futbolun doğduğu topraklarda İngiltere-ABD karşılaşmasının keyfini çıkarmak, onun da ardından Eindoven'da Hollandalılarla kaynaşmak istiyorum. Sadece İngilizce bilerek yola çıkacağız belki arkadaşım Mustafa ile, fakat biz ondan çok daha öte bir dil olan futbolla konuşacağız. Bundan 30 sene sonra "Ben Iniesta'nın o golünü Barcelona'da, İspanyollarla kutlamıştım" diyebilmenin, belki "İngilizler ABD'ye yenilince barda kavga çıkmıştı" diye anlatabilmenin hayalini kuruyorum. Hayalin de ötesinde bunu gerçekleştirmek, oradan oraya sürüklenmekten öte bir seyyahın tutkusunun peşinde neler başarabileceğini göstermek için gitmek istiyorum. Gördüklerimi, yaşadıklarımı belki bir kağıda, bir bilgisayara not düşüp bu tutkuyu binlerce insanla paylaşmaktır benim arzum.

İki kişi, iki tutku, bir kalem, bir kıta. Kısacası "Futbol Tutkusu, Avrupa Yolcusu!" derim ben sizlere. Elbette bu kadar geniş kapsamlı bir fikir belirtmişken ucunu açık bırakmak olmaz, söylediklerimi lafta bırakmayacağımı, bu macerayı şimdiden planladığımı göstermek için ekte proje dosyamızı gönderiyorum. Haziran-Temmuz aylarında Avrupa'yı arşınlayan ayaklardan ikisi de benim olursa fazlasıyla mutlu olacağım bilinsin, yeter...
***
Proje dosyasını okudum, 21. finalist Mustafa Özdemir o dosyada tekrar çıktı karşıma. Seyahat Bursu'na başvuru sırasında Uğur'un akıl ettiği bu fikir, bir projeye dönüşmüş... futbol ve seyahat sever 2 arkadaş, hayali gerçeğe dönüştürmek için kolları sıvamıştı.
Bursu alırlarsa amaçtan sapmayacak ve futbolla seyahati güzelce harmanlayacak beceriye sahip olduklarına inandım. Futbol Tutkusu, Avrupa Yolcusu olduğunda... Bakalım neler olacak?

6 yorum:

yigit dedi ki...

bir futbol aşığı olarak noat samisa,flying dutchman ve ekşi beşiktaşla birlikte düzenli takip ettiğim futbol bloglardandır pc lion fc.

eski bir tanıdıkla karşılaşmış gibi oldum buralarda görünce :)

ozdemirmusta dedi ki...

başarılar genç arkadaşım :)

Evli Adam dedi ki...

bu arkadaş gassaraylıymış. bunu da götür özlem :)

handes dedi ki...

vayy be kaderin cilvesine bak diyim bari ben de, yenilsen de yensen de programındaki yorumlarını beğendiğim-galatasaraylı- abiyi burda görmek ne güzel:D yolun açık olsun pclionfc...

Baki Berk Kayalar dedi ki...

Futbolu sevmememe rağmen projeni oldukça beğendim. Güzel bir belgesel çalışma olacaktır.

Sevgiler.

ozdemirmusta dedi ki...

''Futbol Tutkusu, Avrupa Yolcusu olduğunda... Bakalım neler olacak?''

neler oldu neler =))))
ah ulen ne günlerdi be! gece gündüz proje yazıyorduk :)

zaman cabuk geçiyor...