17 Mayıs, 2011

bir okur yorumu

Bugün Genç Gezginler Seyahat Bursu-2011 başlıklı yazımın altına Kaan Alpugat isimli bir okur aşağıdaki yorum bırakmış. Yorumun arada kaynamasını istemedim. Çünkü dikkate değer buluyor ve bir yanıtı hak ettiğini düşünüyorum. Ama çok yoğun bir iş gününün ortasındayım ve gece seyahate çıkıyorum. Şimdilik yorumu gündeme taşımakla yetineyim.

" iyi niyetli bir yaklaşım olsa da, topu topu 3-5, yani toplasan 2000-3000 euro
tutarında kaynağın toplanmasını bu kadar büyütmenin anlamını çözemedim. bir de hürriyet seyahat sponsormuş, vay anasını sayın seyirciler."
kaan alpagut

10 yorum:

julia dedi ki...

bence çok gereksiz bir yorum.

bu küçük diye nitelenen miktarlar benim yaşımdaki insanların hayatlarında çok büyük değişimler yapabilir.bir yer görmek aynı zamanda yeni bakış açılarıyla da tanışmaktır.

bence siz bu birileri için büyütülmüş(!) diye tanımlanan bizim içinse gerçekten büyük miktarlarla devam edin.
ellerinize,beyninize sağlık.

mavi duvar dedi ki...

oysa ırmak hiç durmadan akıp gidecektir...siz akmaya devam edin.

Hafiye dedi ki...

Üniversitedeyken ıkına sıkına özel ders verip 1000 dolar toplasam da yurtdışına gitsem derdim. Kimi küçük bütçeliler için büyük rakamlar bunlar.

Ha, Hürriyet gib, 'dev' bir firmanın katkısını azımsamış olabilir Kaan. Ama bu organizasyon da ufak zaten. Burada devrim yapmıyoruz Senyor. Karınca kararınca bir gelişme, hepsinden önemlisi özendirme söz konusu.

Handan dedi ki...

gündeme taşımakla önce bir yorumcular dövsün sonra ben belki birşey derim belki demem tavrı hissediyorum

Bedirhan dedi ki...

Kaan bey çok yanlış yerlere bakmış.

Burda ortaya güzel bir şeyler çıkarmaya çalışan yüzlerce insanın emeklerinin ürününü, bu projeyi değil de, gitmiş bunun için toplanan paranın miktarına bakmış.

OzlemPansiyon dedi ki...

okurlar yeterince tatli dovemedi, is basa dustu handan.

kaan'in yorumunu gormezden gelmek ‘karizmayi korumak adina’ aslinda en isime gelen tavir olurdu; 1.5 yilda gelen ilk negatif yoruma da tahammulsuzluk gostermek ve yanit derdine dusmek suyu bulandirma tehlikesini barindiriyor. yine de riski goze aliyor, dert anlatma cabami surdurmekten yana kullaniyorum tercihimi.

ismini ufak bir degisiklikle yaziya ekledigim, belli ki tesadufen pansiyon’dan gecmis, burada dayak yese ruhu bile duymayacak kaan’in, 2 cumlelik yorumunu okudugumda, icimden nelere itiraz ettim hemen aciklayayim (goreceginiz uzere tum yoruma itirazim var:)):

- 'iyi niyetli yaklasim': elbette kotu niyetli degildi de, bu ifadedeki kadar naif de degildi yaklasim. bizim toplum olarak hayirseverlik anlayisimiz genelde ‘acima duygusu’ ustune kuruludur, vicdanidir. desteklerimiz duygusal, orgutsuz, projeksiyonsuzdur. uzerinde bulundugumuz cografyanin hakkini versek; dogulu gibi sevsek ve batili gibi dusunsek ne ilginc bir kombinasyon yaratirdik diye dusunurum ara ara. ggsb biraz dogulu, biraz batili bir yaklasim cabasi. seyahat bursu sadece birkac gencin hayallerini gercege donusturmek icin degildi. seyahat gundemi yaratmak, genclere ekonomik gerekcelerin sandiklari kadar buyuk bir engel olmadigini anlatmak, daha fazla gencin gezginlige ozenmesini, hayal kurmasini ve yollara dusmesini saglamak icindi.

- 'topu topu 3-5': muhtemelen farketmedi kimse ama gecen sene onlarca marka -garanti bankasi'ndan, fa'ya- duzenledikleri yarismalarda odul olarak interrail bileti dagitti. ets tur sectigi bir cifti bir yil boyunca sadece gezmeleri ve yazmalari icin ise aldi. bir anda sponsorlu genclik otobusleri kalkti avrupa'ya. baska seyahat burslari, gezi temali yarismalar dogdu. belki ggsb ile topu topu 3-5 genc, imece usulu toplanan paralar ile seyahat ettiler ama bundan daha fazlasi oldu, ‘seyahat’ kaynak ayrilacak bir konu olarak kabul gordu (hafiye, belki de biz burada -farkinda bile olmadan- bir devrim yapmisizdir!).

- 'toplasan 2000-3000 euro': elbette gonul bu rakamlarin yanina iki sifir koymayi istiyor. bu sene daha fazla ogrenciye burs saglamak icin projeyi buyuk kurumlara sunmayi dusunmedim degil. ticari cikar kaygisinin, bursun ruhuna zarar vermesinden cekindigim icin vazgectim bu dusunceden.
hadi vasiyetim olsun; erken yasta gocersem, henuz yari borcunu odedigim ozlem-pansiyon’un kira gelirlerini genc gezginler yollarda catir catir yesinler:)

- 'bu kadar büyütmenin anlamini cozemedim': 'bu kadar buyutme' derken kaan ne kastetti ben de bunun anlamini cozemedim. alt tarafi kisisel bir seyahat blogunda baslayan, yollarin hayatlarina olan katkisini unutmamis gezginlerce desteklenmis, sembolik degeri olan bir burs bu. tam olarak buyutulen ne?

- 'hürriyet seyahat sponsormuş, vay anasını sayın seyirciler': kaan’in iki cumlelik yorumunda tepemi attiran bolum burasi oldu. potansiyel zarardan baska ‘iyi niyetli!’cabamiza nasil bir katkisi oldu bu yorumun? maddi katkiyi geciyorum; birkac yuz kisinin takip ettigi bir blogda yumurtlanan seyahat bursu fikrinin, kurumsallasmasi, ciddiye alinmasi ve topluma duyurulmasinda hurriyet seyahat’in destegi inanilmaz degerliydi.

‘golge etme baska ihsan istemem, sayin seyirci’. zaten gunes oldukca nadir gosteriyor yuzunu!

Adsız dedi ki...

merhaba,
nazik cevabınız için teşekkürler.biraz daha gölge edesim var.sizi takip ettiğime göre seyahatle ilgiliyim ve bu projeyi benimsememem mümkün değil.'elbette gonul bu rakamlarin yanina iki sifir koymayi istiyor.' demişsiniz ya,aslında bu yorumu yapmamdaki sebep bu olsa gerek.evet neden olmasın?
bir de reklamcısınız diye biliyorum,siz de bilirsiniz ki reklamın kaynağı farklılık,farkındalıktır.eh farklı birşey söylemek gerekiyordu.
not:bu yazı asla bir 'kıvırma' yazısı değil,tam olarak baştan planlanan bir yazıdır.can_ı gönülden projenizi destekliyorum,yorumu yazarken de aynı duygulardaydım.dedim ya farklı birşey söylemek gerekti ve daha doğrusu sözüm hürriyet seyahat e idi.veremediler mi 10-20 bin euro.
saygılar
kaan alpagut müstear isimli okuyucu

Adsız dedi ki...

yorumumu okudum da,sizinkinin yanında edebi anlamda çok sönük kalmış.reklamcı olmak sadece farklı birşeyler söylemekle olmuyor demek ki.Türkçenizi kıskandım.mutluluklar.
takıntılı bir not daha:valla kıvırmıyorum:)
kaan alpagut sahte isimli-rumuz mu deniyordu- takipçiniz

Uçan Penguen dedi ki...

Bir gün adamın biri deniz kenarında gezerken uzakta yaşlıca bir adamın deniz kıyısından bir şeyler alıp denize fırlattığını görmüş. Bu yaşlı adama yaklaştıkça, sahil boyunca yerde belki binlerce deniz yıldızının olduğunu fark etmiş. Yaşlı adam yere eğiliyor bir tane deniz yıldızını alıp denize geri atıyormuş. Adam yürüyüşü boyunca bu yaşlı adamı izlemiş. Yanına yaklaştığında ise kanter içinde olduğunu görmüş.

Meraklı gözlerle yaşlı adama bakıp sormuş : "Amcacım, siz ne yapıyorsunuz böyle?"

Yaşlı adam yapmakta olduğu şeyden bir an olsun kafasını kaldırmadan "Dün gece deniz kabardı. Tüm deniz yıldızları sahile vurdu. Bu yüzden onları yaşamaları için tekrar denize atıyorum. Hava çok sıcak. Buarada kalırlarsa ölecekler." demiş.

Adam ileriye doğru bakmış ve yaşlı adama işaret etmiş "İyi de burda belki yüzlerce belki de binlerce deniz yıldızı var. Kendinizi heba ediyorsunuz. Bunları geri atmanız neyi değiştirecek ki?"

Yaşlı adam eğilip yerden bir deniz yıldızı daha almış ve denize bırakmış "Bak, onun için çok şey değişti."



ben bu bursa yaşlı adamın deniz yıldızlarına baktığı gibi bakıyorum. Dışarda benzer hayalleri paylaşan binlerce insan var. Elbette gönül hepsini yaşamak istedikleri denizlere yollamak ister. Ancak her sene yollara gönderilen bu 3-5 yol fatihi için hayat, bir daha asla yakalayamayacıkları bir imkanla değişiyor. Belki de "toplasan 2000-3000 euro
tutarında kaynağın toplanmasını bu kadar büyütmenin anlamını" çözememek yerine daha fazla para nasıl toplanır ve daha fazla genç akmak istedikleri denizlere nasıl kavuşturulur sorularını çözebilsek hep beraber daha mantıklı olur.

Mesela hikayedeki yaşlı adamın işini sorgulayan o adam öylece dikilip durmasaydı ve kendisi de yaşlı adama katılıp bir kaç deniz yıldızını da kendi denize bıraksaydı şu anda daha fazlası yaşıyor olacaktı.


Ama yine de Kaan bey'e en iyi cevabı geçen sene bu burs sayesinde yollara düşen gençler verecektir. Buna eminim. Zaten açıp bloglarını okuduğumnuzda değişimleri onlarla birlikte biz de yaşıyoruz. Bu da tabi pay almasını bilene...

Adsız dedi ki...

bir gün bir adam çorak bir tarlaya bir meşe ağacı dikmiş. uzun bir süre sonra fidan ağaca dönüşmüş. bu ağaç belki küçük bir şey, ama dünyayı değiştirebilir.