02 Haziran, 2011

finalist # 1: beste

Ben Beste. 1987 doğumluyum. İzmir Devlet Konservatuvarı piyano bölümünde okurken Fazıl Say’ın yaptığı Türkiye çapında bir seçmeyle Ankara’da eğitimime devam etme olanağım oldu. Kendisi bize 2 yıl eğitim verdikten sonra bizi yurt dışındaki merkez Müzik Yüksek Okulları’na yolladı. Ben de bu nedenle burslu olarak 4 yıldır Stuttgart Musikhochschule’de piyano ve kompozisyon eğitimime devam ediyorum. Şimdiye kadar bir çok yarışma kazandım ve bir çok konser verdim.

Yollara Özlem

Hayatım müzikle geçti. Şansımın da yaver gitmesiyle maddi ve manevi destek alarak Almanya’ya kadar geldim. Fakat 4 yıldır yaşadığım şehirde hiç görmediğim bilmediğim yerlerin olduğunu arkadaşım Ceren beni ziyarete geldiğinde anladım. Gezginler sanıyorum içgüdüsel biliyorlar nereye gidilecegini. Hiç bilmediğim bir gözle gördüm yaşadığım yeri ve sevmeye başladım.

Biz müzisyenler yıllarca müziğin içinde; küçük bir dünyada büyük şeyler arıyoruz. Kendimizi dört duvar içinde kapatıp tatil bilmeden emek veriyoruz. Sonra bir yerde o duvarlar üzerimize gelmeye başlıyor. Arayışa geçiyoruz. Herkes başka bir şey buluyor. Bazıları aşık oluyorlar, bazıları şehir değiştiriyor. Aslında aranan bir yenilik, varoluşunun bir anlamı olması insanin... Ben de o noktada anladim ki gezmek istiyorum. İnsanlari bilmeden insanlar için nasıl müzik yapılabilir?

Arkadaşım Ceren fotoğrafçılık yapıyor, köy köy geziyor. İnsanlarla inanilmaz bir samimiyet. Dünyanin her yeri iyilik saciyor ona sorsak. Para pul umurunda degil. Mutluluğu içtenlikte ve paylaşmakta bulmuş. Bu yaz 4 haftalığına Balkanlar ve Türkiye’de tekrar tur yapacak. Çok isterim ki onunla gezebileyim. Onun kamerası gibi ben de ses kayıt cihazimi yanima alip her türlü müzigi kaydedeyim. Gezginlerin bulduğu iyi tarafı görebileyim ve müziğime bunu, eğer şanslıysam, yansıtabileyim.

Eğer ki bu yaz Ceren’le bu turu yapabilirsem, benim o dört duvar arasında özlemini ve eksikliğini hep hissettigim insanları, yaşamları ve o yaşamlara ait sesleri, müzikleri yaşama imkanım olacak.

Benim yollara olan özlemim, yaşama ve iyiye olan özlemimdir.

***

Geçen yılın deneyiminden tartışma yaratacağını sandığım bir aday Beste (yurt dışında yaşıyor, kabuğunu çoktan kırmış, genç yaşında çeşitli başarılara imza atmış, istikbali parlak vs). Açıkçası Beste ile ilgili ben hiç tereddüt etmedim. Yazısının final cümlesi "Benim yollara olan özlemim, yaşama ve iyiye olan özlemimdir" beni kalbimden vurdu! Ayrıca Beste'nin geldiği toprakları ve insanı tanıma isteğini, müziğinin de yollarda zenginleşme ihtimalini ben çok sevdim.

Her renkten adayımız olacak, merak etmeyin:)

4 yorum:

Özgün Uçar dedi ki...

Che ve Granado, enternasyonalist gezginlere yol düşleri kurduran motosiklet yolculukları ile Latin Amerika'da şifa dağıttı. 1951 yılı Aralık ayında Peru’daki San Pablo cüzam kolonisine vardıklarında da hastaların en yakınında oldu. Che ve Granado'nun rüzgarı ile yollara düşen gezginler ise yolun bir yerinde durup kendilerine hep aynı soruyu sordu? Onlar insanlara şifa götürdü, peki ya ben? Yolda acımasızca yüzleşilen bu soruya senin bir cevabın var, hem de evrensel bir cevabın; Müzik. Ne mutlu. Yolların müziği seninle olsun.
Motosiklet Günlükleri’nin giriş cümlesi ile, ''Şu notları yazan kişi, Arjantin topraklarına tekrar ayak bastığı gün öldü. Onun yazdıklarını yeni baştan düzenleyen ve cilalayıp parlatan kişi olan ben de artık ben değilim. Amerika’mızda dolaşmak, beni sandığımdan daha fazla değiştirdi.''

Hafiye dedi ki...

Yalın ifadelerini beğendim Beste'nin. Seyahat etmenin kendince anlamını bulmuş. Çok da güzel ifade etmiş.

Ama bizim bir de maddi imkanı ya da fırsatı henüz bulşamamış olanı mı bulmamız gerekiyordu ki?

Adsız dedi ki...

Burs kelimesinin anlamını yanlış bilmiyorsam Beste gibi halihazırda yurtdışında yaşayan,maddi imkanı olduğu izlenimi veren bir adayın burs alması,belki de aday olması 'burs'u burs yapmaktan çıkarır.Maddi imkanı olmayan,hiç yurtdışına çıkmamış gençlere öncelik tanınmayacaksa,adını değiştirelim ggsb nun.seyahate çıkma arzusunu ve kendini en iyi ifade eden genç yarışması olsun,o zaman Beste elbette adaylığı hakediyor.Ama adını burs koyunca... olmaz elbet.
hüseyin

OzlemPansiyon dedi ki...

TDK Guncel Turkce Sozluk burs kelimesini soyle tanimlamis; 'Bir öğrencinin öğrenimini sürdürebilmesi veya bir kimsenin bilgi ve görgüsünü artırması için belli bir süre devlet veya özel kuruluşlarca ödenen aylık para'. Hatrimizda tutmamiz gerekenler; 'ogrenimin surdurulmesi', 'bilgi ve gorgunun artirilmasi'.

GGSB'de duymaya alisik olmadigin kosullar var diye BURS kelimesinden vazgececek degilim Huseyin, kusura bakma:)

Ayrica, hadi diyelim ki senin kosullari (maddi yetersizlik ve yurt disina cikmamis olmak) gundeme aldik; nasil emin olacagiz ogrencinin deklere ettigi bilginin dogrulugundan? Imkansiz ama emin oldugumuzu varsayalim, sigara alabilen ‘parasiz’ ogrenci bizi bozmayacak mi? Sigara da icmedigini kesinlestirdik; mulakata alsak o genc arkadasimizi, muhtemel seyahat yerine dil okuluna gondermenin daha faydali oldugu sonucu ortaya cikacak. Senaryo uzar da gider.

GGSB icin on eleme sonucu sectigim finalistlerin, farkli gruplari temsil etmesine gayret ediyorum (yas, cinsiyet, bolge, yurt disi deneyimi, rota vs). Dogal olarak degerlendirme asamasinda, basvuru kosulu olarak belirttiklerim disinda bir kosul aramiyorum. En az 20 kisiden olusan (bir kismi maddi destekciler) Secici Kurul bursiyerleri belirleyecegi icin benim kararima da dayali olmayacak sonuc.

Gelelim Beste'ye... Ikimizin de onunde ayni sekilde duran verilere gore (bir yazi, bir link); Beste hali hazirda yurt disinda 'egitim bursu' ile okuyor. Harcligini kazanmak icin de bir yandan 'ozel ders' veriyor. Almanya'yi gezicem dese yaklasimim farkli olabilirdi belki; ama rotasi Balkanlar ve Turkiye.

Maslow, kisilik gelisimini ihtiyaclar piramidi uzerinden tanimlar. Bir ihtiyac karsilanmadan, kisilik gelisiminde ust basamaga ulasilamayagini soyler. Karni ac adam icin bir dilim ekmek, resimden degerlidir. Her insanin ‘maalesef’ ihtiyaclar piramidindeki yeri ve kisilik gelisim basamagi farkli. Bana gore bulundugumuz yerden bir ust basamaga cikmaya calismaya hepimizin hakki var. Yasiti bazi ogrencilerin 'onunde' oldugunu farz edip, Beste'nin gelisim sansini elinden almak bana hic adil gelmiyor.

Turkiye'de henuz yurt disina cikmamis ogrencilerin ana sorunu da bence para degil. Bi dunya ulkeye gitmis burs adaylari bu gercegin en canli kanitlari bana gore.

Daha da yazarim da, saat 2 olmus:)