14 Haziran, 2011

finalist # 11: yusuf

Merhaba Özlem ve tüm seyahat dostları, ben Yusuf Araba. Kalıplara bağlı kalmak istemiyor; kuru bir yaprak tanesi gibi savrulmak istiyorum aslında bu satırları yazarken, ama 2500 sınırına da bağlı kalmaya çalışacağım:)

ODTÜ İnşaat Mühendisliği 4. Sınıf öğrencisiyim. Tübitak’ın proje asistanlarına verdiği 1200 lira ve sigortasızlığa ikna olabilirsem, yüksek lisansımı yapacağım belki yine kendi üniversitemde. Blog kullanmaya nedense ısınamadım yıllardır, sen deyince açtım bunu da (yusufunarabasi.blogspot.com). Birçok gezi yazım var. Zamanla aktarmayı, daha da önemlisi sürekli; evet yapabildiğimce sürekli yenilerini yazmayı düşünüyorum.

Geçen sene Çek Cumhuriyeti’nde katıldığım Concrete Structures Design isimli eğitimde başladı her şey. O programda, dünyanın farklı ülkelerinden insanları yakından tanımanın ne kadar büyük bir haz olduğunu farketmemden sonra, kısıtlı imkanlarımla yaptığım, ufak Orta Avrupa turunda, bu farklı kültürlerden insanları bir de yerlerinde tanımayı, hem de ayak bastığım farklı topraklardaki yaşanmışlıkları hissetmeyi, benden çok uzakta ve de çok farklı şekillerde, kimi zaman ise aynı şekillerde büyümüş insanların teneffüs ettiği havayı solumayı bile aşk derecesinde sevdim. Öyle sevdim ki, couchsurfing'e üye oldum, benim sahip olduğum aşka sahip onlarcasına evimin kapılarını açtım, gözlerindeki keşif tutkusunu paylaştıkça ufkum daha da genişledi. Otostoptan korkmamayı, yabancıların evinde kalmaktan korkmamayı, meselenin paradan değil insanı sevmek ve güvenmekten ibaret olduğunu farkettim. İşte tam o anda yerimde duramamaya başladım. Yakınlar uzak oldu, uzaklar yakın. Sene ortasında kendime yurtdışı fırsatı yaratamasam da, dünyanın en güzel ülkelerinden Türkiye’yi gezmeye başladım. Her durakta farklı duygular hissederek, farklı büyülere kapılarak ama en önemlisi yeni dostluklar edinerek yürüdüm.

Şu an bu maili de 19 Mayıs tatili dolayısıyla, tır şoförü Hakan Abi’nin bıraktığı memleketimden yazıyorum size, tabii ki Gölbaşı’nda otostop çekerken rastladık birbirimize:) Ve şu an son bir ayındayım Kapıkule sınır kapısından kendimi batıya doğru atmamın. Avrupa’nın her ülkesinden, çok sevdiğim arkadaşlarımı görmem, onların yaşam alanlarını hissetmem lazım. Ve çok daha fazla arkadaş tanımam lazım, ben artık bütün insanları seviyorum ve seveceğim. Brno’da Petra’nın kapısını çalıp, “Pořád tě miluju, but i know that i have to go” demem lazım. Şu andaki ev arkadaşım Ignacio’nun, Alicante’deki sahillerinde 10 dakika da olsa denize girmem lazım. Evet, 3-4 cümledir lazım kelimesini kullanıyorum, bunları yapamayıp monoton bir okul veya iş hayatına geçemem, biliyorum.

Seneye de çok sevdiğim Afrika’yı karış karış dolaşacağım, dünyada görmediğim toprak, tanımadığım insan kalmazsa Nirvana’ya ulaşırım belki de, ve eğer siz buna vesile olursanız, iyilik yapmaktan çok daha ötedesiniz. Kelimelere kesinlikle dökemem. Bir gün karşılaşırsak, belki bir gülüşümle, belki de bir gözyaşımla anlatırım.

3 yorum:

Hafiye dedi ki...

Tutku az

OzlemPansiyon dedi ki...

"..farklı kültürlerden insanları bir de yerlerinde tanımayı, hem de ayak bastığım farklı topraklardaki yaşanmışlıkları hissetmeyi, benden çok uzakta ve de çok farklı şekillerde, kimi zaman ise aynı şekillerde büyümüş insanların teneffüs ettiği havayı solumayı bile aşk derecesinde sevdim. Öyle sevdim ki, couchsurfing'e üye oldum, benim sahip olduğum aşka sahip onlarcasına evimin kapılarını açtım."

"Seneye de çok sevdiğim Afrika’yı karış karış dolaşacağım."

"Kelimelere kesinlikle dökemem. Bir gün karşılaşırsak, belki bir gülüşümle, belki de bir gözyaşımla anlatırım."

'Tutku' bursa başvuran her genç gezginin göbek adı; sadece herkesin ifade edişi farklı.

Bir Kadın dedi ki...

Bu adaya oy vermek istesem ne yapmam gerekir acaba?