21 Mart, 2010

coşkum coşkunuzu, hüznüm hüznünüzü tanıyor

Sevgili finalist arkadaşlarım,
Nefeslerinizi tuttuğunuzu, burada yazacağım 5 isme göre dünyaları fethetmiş kadar sevineceğinizi ya da başınıza bir felaket gelmiş gibi üzüleceğinizi biliyorum. Bir insanı sevindirmek de, üzmek de ne kadar kolay... Ve bunun yükünü taşımak ne kadar ağır.

Burs başvurularını değerlendirmek ve 25 finalisti seçmek hayal edemediğim kadar zor bir süreçti. Final puanlamada kendimi jürinin dışında bırakarak sorumluluğu üstümden atmaya çalıştım ama şu anki hüznüme katkısı olmadı bu sorumluluk paylaşımının. Tüm yetersizliğimle karşınızdayım şu an. İyi ve kötü haberi yarın verecek kişi olarak...

Yolculukların en zorlusu ve en güzeli insana yapılan yolculuktur. Aylardır yüz yüze gelmediğim sizlerin kalplerine, ruhlarına, beyinlerine yolculuk yapıyorum. Her birinizle ayrı coşkulanıyor, ayrı kederleniyor, ayrı duygulanıyor... her birinizi ayrı ayrı seviyorum. Kaçınızın yazısını gözü yaşlı okudum, bilmiyorum. Başvurularınıza dramatik hikayeler kattığınız için değildi o gözyaşları; saflığınızı, temizliğinizi, güzelliğinizi, yeteneklerinizi, en fırlama görünenizin bile ruhundaki inceliği, kalbindeki sevgiyi, yaşama açlığını anladığım-tanıdığım içindi.

21 Mart'ta sonuçları açıklayacağım dedim ama jüri oyları tamamlanmadı. %95 ihtimalle sonuçlar değişmeyecek olsa bile, kimsenin hakkını yememek için beklemeyi daha doğru buluyorum. Yarın gece her koşulda burs sahiplerini bulacak.

Coşkum coşkunuzu, hüznüm hüznünüzü tanıyor. Yarın 5'inizden 4'ü üzülecek. İşte tüm çıplaklığı ile karşımızda duran gerçek!
Lütfen hatırda tutmaya çalışın: Bu sadece burs alamayacaksınız demek. Hak etmediniz, daha az iyisiniz demek değil! Hayatta asla ama asla insanların size kim olduğunuzu söylemesine izin vermeyin. Siz burada görünenden çok daha fazlasısınız. Sadece kaynaklar kısıtlıydı, hepsi o kadar. Burslu ya da burssuz bir şekilde yollara çıkacağınıza, belki bir gün o yollarda buluşacağımıza ben yürekten inanıyorum.

8 yorum:

kedi ebru dedi ki...

duygulandım :(

Adsız dedi ki...

Özlem Hanım...

Hepimiz kazandık... Bu 25 kişiden, kimsenin üzülecegini sanmıyorum.Siz bizi bir araya getirdiniz.Hiç bu kadar aydınlıgı aynı pencerede görmemiştim...
Renginizi görmüş olmak bile yeter bana...
Sevgiyle Kalın...

Irtesi dedi ki...

Senine farklı dünyalara gidiyor, bambaşka insanları tanıyorum..
İyi ki bu düyada kesişmiş yollarımız. Yolculuk daha yeni başlıyor özgür ruh, ve sen nereye gidersen artık ben ordayım..

Herbert dedi ki...

burssuz da gezer bu arkadaşların hepsi, o ışık var.

yalnız bi organizasyon düzenleseydik yarın için böyle havai fişekli falan, tek tek jürilere bağlanıp puanlarını alsaydık, la belgique quatre points

Irtesi dedi ki...

hep dedim, bir ödül töreni, bir havaifişek olmayacak mı diye..sakalım yok ki..

umitorhan dedi ki...

Amacı nedir bunun anlayamıyorum. Benim adımla yazmanın ne anlamı var? Bir de üşenmeden benim bloglarımın aynısını oluşturup içine yazılar yazmışsın. Bir üstteki yorumun sahibi ben değilim.

Herbert dedi ki...

eski sevgili kokusu alıyorum bu işten :)

ozdemirmusta dedi ki...

sabah'ın işte genç ekinde okudum bugün pansiyonu :)