kolombiya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kolombiya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Eylül, 2006

cartagena de indias


Karayip kiyisindaki, Lonely Planet’in tum Guney Amerika icinde gorulmesi gereken ilk 20 mekan listesinde yer verdigi kolonyal sehir: Cartagena. Latin Amerika’nin giris kapisi, Ispanya’nin zamaninda Karayiplerdeki ana limani. St. Fernando Kalesi ve sehri cevreleyen surlariyla gunumuzde Kolombiya’nin belki de en onemli turistik beldesi.


Sehri sarmalayan surlari, geceleri restauranta donusen meydanlari, sokak danscilari, sanatcilari, faytoncular, hediyelik esya dukkanlari ile Cartagena, Avrupa’daki tarihi sehirleri andiriyor. Manzara benzer, ama tabii ki malzeme ayni degil. Kolombiya kanina Karayip kani kat, ustune de biraz Orta Dogu, olur sana Cartagena’li.

Her cesit insan var burada. Civar adalarda yasayanlar agirlikla zenci. Avrupadan tatile gelip kalanlar var. Bir de Turko denen gocmenler. Orta Dogu ya da Kuzey Afrika’dan gelmis herkese burada Turko deniyor (Nasil yani Sharika simdi Turko mu?). Osmanli’nin etkisi olabilir diye dusunmustum, oyle degilmis. Bahsi gecen gocmenler zamaninda Turkiye’den pasaport satin alarak buraya gelip yerlesmis. Simdilerde de Kolombiyalilar zengin bati ulkelerinde calismaya gidebilmek icin Venezuela pasaportu almaya calisiyor.

Shakira’nin kuzeni oldugunu soyleyen bir Lubnan asilli Kolombiyali ile tanistim. “Vallahi benim kuzenim, birlikte resimlerimiz var” diye de yemin etti. Sanki ben bisey dedim:) Gozumde televole haberleri canlandi, orada olur ya boyle hikayeler. “Zengin oldu, ailesini unuttu. Höö.”

Her koseden bir satici firliyor, dakika gecmiyor ki biri gelip ya para istiyor, ya da birsey satmaya calisiyor. Bir yandan israr ettikce onlar kiziyorum, diger yandan bakiyorum hallerine. Zor hayat. Bu sicakta.

Cartagena yakinlarinda Volcan de Lodo El Totumo denen bir yere gittim. Niyeyse aktif volkan gorecegi saniyorum, adi volkan ya. Ekvator’da kacirdim yanardag patlamasini diye hala uzulmekteyim. Sormustum da gitmeden aktif olup olmadigini. “Aktif” dediler. Bizim volkan meger lav degil, camur puskurtuyormus. Bi de el kadar bisey. Merdivenle tirmandik tepesine. Kilavuz kitaplari bosuna mi yazdilar, okusana be Ozlem:)

Deniz cok basarili degil bu bolgede. Jamaika’daki turkuaz renkli sulari hayal etmistim. Keyiflerine duskun adamlar. Denize karsi hamak keyfi. Ohh. Gel keyfim, gel.

Hic bir yerde cok surmuyor mutluluk. Yollar bekliyor. Bugun Santa Marta’ya geldim. Yarin Venezuela’da olacagim umarim.

Bir donem kapaniyor hayatimda. Neredeyse 1 aydir birlikte yolculuk ettigim Steve’den ayriliyorum. Beni gormek icin 2 gunlugune Caracas’a gelecek cilgin arkadasim Aysil’la bulusmak icin:) Cok komik ama neye ihtiyacim olsa, Hizir imdadima aninda yetisiyor. Yollarin mucizesi midir bu? Bilmiyorum.

Otobuste yer olmadigi icin yine sinir asma operasyonlarini kendi basima cozmem gerekecek. Off dedim. Imdat dedim.

Sonra mi? Ben yeniden yalniz kovboyum.

16 Eylül, 2006

sonsuz siddet sehri: medellin

Bir mekanla anilan kisiler ya da tam tersi bir kisiyle anilan mekanlar vardir. Medellin buyuk uyusturucu kartelinin lideri Pablo Escobar’la anilan bir sehir. Bir kac gun once yolum dustu, Escobar’in izlerine rastladim.

Enteresan bir kisilik Escobar; kimileri icin halk kahramani, kimileri icinse insanligin yuz karasi. Nasil anilirsa anilsin, dunyanin kaile almak zorunda kaldigi ve bir sekilde tarihe gectigi kesin.

Fakir bir ogretmen cocugudur, ufak tefek kuryelik isleri ile baslar bu islere. Gun gelir dunyanin en zenginler listesine 7. siradan giriverir. Zenginliginin boyutlari enteresandir; devlete tum dis borclarini bir kalemde kapatmayi onerir, olumunden sonra ciftliginde bulunan nakit paralari 20 gunde tartilarak hesaplanabilir.

Fakirin dostu oldugu soylenebilir; devlet destegi alamayan yuzlerce kisiye ev yaptirir. Medellin onun sayesinde ulkenin tek metro hattina kavusur. Sehir stadyumu ve onemli pek cok yapi yine onun destegi ile tamamlanir.

Hapis yatar (kendi rizasiyla girer iceri, ama kendisine ozel hapishane yaptirir), nakledilmesi gundeme gelince firar eder, parlementoya secilir ama bir gun sonra istifa eder, bin kisilik ordusu vardir ama 93 yilinda yine de oldurulmekten kurtulamaz.

Eski filmlerdeki delikanli mafya babalari canlandi gozumde. Iyi ile kotunun sinirini cizmek bazen o kadar da kolay degil belki de.

Bir baska Escobar daha var ki, o da ayri bir ilginc. 1994 Dunya Kupasi, Kolombiya-ABD’ye karsi. Milli futbolcu Andreas Escobar kendi kalesine gol atar ve ulkesinin kupadan elenmesine sebep olur. Mac sonrasi yapilan ropartajda su sekilde beyanat verir: “Cok uzgunum, ama oldu bir kere. Yasam devam ediyor.” Sen oyle san aptal Andreas, bunu yanina birakirlar mi? Ulkeye dondukten bir kac gun sonra onun da sonu Pablo gibi gelir. Mekan yine Medellin’dir.

“Sonsuz Siddet Sehri” Medellin. Simdilerde “Sonsuz Bahar Sehri” olarak eski unvanini degistirmeye calisiyor.

15 Eylül, 2006

06 Eylül, 2006

elveda kokos hayat


Bazen odanin ortasinda tuvalet oluyor, bazen bocek (ben bocekten ne cok korkarim bilirsiniz). Ucuz ucuz kokuyor odalar. En son ne zaman soyle saglam bir temizlik gordu, Allah bilir.

Arada sicak suya denk geliyoruz, genelde sular soguk burada, yikan yikanabilirsen. Hani yalniz kalsam sallayacagim kesin. Kokarak yasayacagim. Aptal batililara karsi ulkemi temsil ediyorum, bi tarafim donaraktan yikaniyorum mecburen.

Gecede 1-2 dolar kurtaracagim diye Steve´in horultusu ile uyuyorum genelde. Arada esit fiyata single oda buluyoruz da, ohh, yatiyorum sessiz sessiz.

Ucak biletleri can yakiyor, yani neredeyse her ulkeye TR´den gelip gidecegim, o derece pahali. Otobuse biniyorum ben de, kalacak degilim ayni yerde. Dag tepe demeden en dandiginden otobuslerle koca kitada ilerlemeye calisiyorum. Tembel tavsan degilim ben, caliskan kaplumbagayim. Yavas yavas ilerliyorum. Bogota´ya gelirken yolda otobus 3 kere arandi. Degerli ne varsa alsinlar da, kurtulayim en iyisi.

Geceler soguk, guya Ekvator hattina geldik. Adamlar dagin basina sehir kurmuslar, geceleri 3 battaniye ancak yetiyor, henuz herhangi bir binada isitici gormedim. Iyi ki getirmisim meshur kirmizi kalorifer pijamami.

Diger gezginlerin yasi yirmiler civarinda, hepsi backpacker, 10 kg tasiyorlar ortalama. Ay gibi parliyorum aralarinda, yasli bedenim ve 30 kg´luk bavulum ile. Bu yasta 2 don, 2 gomlek yetmiyor iste. Hem kemikler usuyor, isitmak lazim. Romatizma yakin. Ite ceke gidiyoruz hala, bavul ve ben.

Yatagimi ozledim, hemen her yatak V seklinde, belim agriyor. Pofidik koltugum, televizyonum, canim kitaplarim (en cok onlari ariyorum), her daim 30 dereceye ayarli guzel evim. Ahh arabam. Koyardim bi Manga CD´si, bagir cagir soylerdim giderken.

Kokos diyenler tas olur su dakika. Ayiptir Hafiye Hanim! Ben artik cok degistim.

Bi tek anlamadigim Steve´in bana niye prenses dedigi. Degilim ayol.
Fakir ve mutlu bitli turistim:)


Not: Hala Bogota´dayim. Burada hikayeden bol bisey yok. Heyecanlaniyorum dusundukce. Yazacagim ilk firsatta. Ne guzel insanlarla tanisiyorum bilseniz.

30 Ağustos, 2006

Locombia


Kimilerinin her nedense ismini degistirerek Locombia (mad country) demeyi tercih ettigi Kolombiya. Gerillalari, kokain mafyasi, kahvesi, Marquez’i, Shakira’si ve efsaneleri ile pek cok gezginin merak ettigi bilinmezler ulkesi.

- Guney Amerika’nin Brezilya, Arjantin ve Peru’dan sonra 4. buyuk ulkesi
- Baskenti: Bogota
- Para birimi: Peso (Col$)
- Nufusu: Yaklasik 40 milyon (Brezilya’dan sonra GA’nin en kalabalik ulkesi)
- Dunyanin en buyuk kokain ureticisi (dunya pazarinin %80’i kontrolu altinda)
- Marihuana uretiminde ise dunyada 3. sirada
- Kahve uretiminde Brezilya’dan sonra geliyor tum dunyada
- Dunyada donen sahne US dolarlarinin %25’inin Kolombiya’da basildigi tahmin ediliyor. Bu nedenle en kucuk para bile kontrol ediliyor alisveris sirasinda.
- Farkli gerilla gruplari var (FARC, ELN, M-19 gibi); her birinin ideolojisi, politik ve askeri stratejisi farkli. Gerillalar her yerde. Ulkenin %40’inin kontrollari altinda oldugunu yaziyor Lonely Planet. Moskova ve Havana’dan gelen yardimlarin kesilmesi ile gelirlerini fidye, soygun, gasp ve uyusturucu uretiminden elde etmeye baslamislar. Esitlik icin savastiklari icin halkin sempatisi yuksekmis gecmis yillarda, ancak zorbaliklari yuzunden bu sempati giderek azalmaya baslamis.

Tum kotu sohretine karsin benim yasadigim Kolombiya baska simdilik. Inanilmaz bir doga ve kirsal hayat. Her sabah horoz sesiyle uyaniyorum (Otavalo horozlarinin gazabi olmali bu. Biri beni kurtarsin). Bahcemizde ordek yavrulari... Daglarda, ormanlarda geziniyorum. Insanlar samimi ve sicakkanli. Oglenden icmeye basliyor erkekler. Hayretle izliyorum. Salsa burada da almis basini gitmis. Muzik calmaya gorsun, hemen herkes piste firliyor. Tabii ki kimse Ingilizce konusamiyor, isaretlerle anlasiyorum.

`Yol, kendine bir yer bulamamis kisinin özlemidir` demis Oruc Aruoba. Bir seyleri ozluyorum bazen, nedir tam bilmiyorum. Aradigim yanitlari bulamamaktan korkuyorum sonra. Bekliyorum.

29 Ağustos, 2006

gidiyorum gunduz gece


Inis cikis yasiyorum bugun. Oz ve Lem yine cekisme halinde. Bolunmus kisiligimin 2 ayri noktasi. Oz galipken yukardayim, Lem galipken kirilgan. Kolombiya havasi suclu. Her sey uclarda burada. Bir ani bir anina uymuyor yasattiklarinin. Bu yuzden sevdim bu ulkeyi. Benim gibi hem eglenceli, hem tehlikeli.

Dun yine daglarda uzun bir yolculuk yaptim (Popayan'dan San Agustin'e gectim otobusle). Daha guzel bir dag manzarasi gormedim omrumce. Selaleler, dereler, kopruler, bulut ormanlari. Agaclarda bin renkte cicek, bocek.

Dakika gecmedi ne kadar mutlu oldugumu dusunmemin ustunden, aracimiz durduruldu. ¨Ahanda¨ dedim. Buraya kadarmis. Elveda alet edavat ve kulak. Kamuflaj kiyafetli ve silahli 22 kisi. Indirildik aractan. Otobus ve erkekler arandi (Ben bu sahneyi biliyorum, bkn Otobus Vukuatlari). Lonely Planet'e gore gectigimiz yolda gerillalar rutin kontrol noktasi kurmus, ama turistlere zarar vermiyorlarmis. Bekliyordum yani karsilanmayi. Harbi zarar vermediler bize. Hatta tokalastik ayrilirken. Ben mallari kurtardik, hem de gerilla gorduk diye sevinc icindeyim. Fantaziymis. Yol boyu ayni askerlerden bolca gorunce devletin olaya el koydugu ve en azindan bu bolgede kontrolu yeniden sagladigini anladik.

Sonra tek seritli dag yolumuzun bozulan bir kamyon tarafindan tikandigi ortaya cikti. 3,5 saat kadar bekledik. Gecenin koru oldu, gidiyoruz gidiyoruz yol bitmiyor (130 km'lik toplam mesafe 9,5 saatte alindi. Ortalama hiz 25 filan). Ikinarak San Agustin'e ne kadar kaldigini sorduk. O dakika otobus durdu, muavin karsidan gecen bir araci cevirdi, bagajina bindirilerek yollandik (Benim bavulda tepeye yuklendi. Muavin biseyler mirildandi sanki yuklerken). Hicbir sey anlamadik. Ne oluyor, neredeyiz, bu arac neyin nesi? O dakika ben soylenmekteyim yine. ¨Su Bogota´ya tek parca varayim, bir daha da otobuse binersem ne olayim. Hoo.¨

Sehir havai fiseklerle karsiladi gece bizi. Sabah da bando gecit yapti. Festival varmis. Civil civil koyumuz. Diyorum ya, Kolombiya'nin ne zaman ne sunacagi hic belli olmuyor.

Bu sabah at sirtinda arkeolojik bolgeleri gezindik. Benim atim Rey hirsli ama akilsiz olan. Steve´in ati ise akilli (Bana kuyruguyla saglam bir indirdi uyuz hayvan). Tum yol boyunca bu iki hayvan surekli onde gitmek icin yaristilar. Benim sapsal arada liderligi aliyor, dakika gecmeden yine kaptiriyor ama. Digeri kurnaz. One gecti mi zikzaklar cizerek ilerliyor. Bu yaris sirasinda hayatimin en eglenceli ve uzun sureli dort nala kosularini yasadim.

Cok guzeldi sabah, ne oldu simdi?
Yine hulyalandim.

24 Ağustos, 2006

kolombiya sinirinda

Bu belki de bir veda. Az kaldi hazin sonuma. Seyahat etmek icin Cecenistan ile birlikte en tehlikeli ulke kabul edilen Kolombiya sinirindayim (Tulcan, Ekvator´daki sinir kasabasi).

Yarin aksam benden ses cikmazsa akliniza gelmesi gerekenler;

- Gerillalar etli butlu gordu, bunda kesin para vardir dedi, fidye icin aliverdiler bindigim otobusten. Yakinda eve parmagim ya da kulagim yollanacak. ¨Kiziniz elimizde. Sokulun paralari¨. Hani gerillalardan kurtulup eve donsem bile sonum iyi degil. Bizimkiler beni fazla yasatmaz.

- Kokain mafyasinin elindeyim. Kurtulmanin tek yolu mafya babasini ayarlamak. Bu da bu yasta biraz zor. Memelerime ameliyatla kokain yerlestirilecek, ulkeler arasinda kokain dolastirmak zorunda kalacagim (NipTuck´ta aynen bu oldu). Beni zorla uyusturucuya da alistiracaklar. Imdat dedim. Gerillalar bile daha iyi sanki.

- Sahne para bulundurmaktan hapse dustum (Kolombiya bu konuda da tum diger rakipleri sollamis gorunuyor). Bakalim gozyaslari beni hapisten kurtarmaya yetecek mi?

- Tum malim mulkum calindi, donuma kadar soyuldum, internet kafeye verecek param bile kalmadi. Kotu yola dusecegim mecburen. Intihar kacinilmaz.

- Otobus arizalandi ya da gittigim kasabada net cafe bulamadim, olur ya.

Bir ulkeye, cogu insan korktugu icin gidemiyor diye gitmek istemek, biliyorum aptallik. ´En uzaga ben iserim amca´ sendromu. Kime, ne ispatliyorum? Benim yasim kac? Yok yok vallahi. Basima ne gelirse, hakettim.

Ama bi de basima bisey gelmezse, canti canti Turkiye´de yapacagim konusmalari hayal edin. Eee, ben Kolombiya´dayken... Haha. Bunlar benim son kahkahalarim olabilir. Heyecanliyim:)