
Karayip kiyisindaki, Lonely Planet’in tum Guney Amerika icinde gorulmesi gereken ilk 20 mekan listesinde yer verdigi kolonyal sehir: Cartagena. Latin Amerika’nin giris kapisi, Ispanya’nin zamaninda Karayiplerdeki ana limani. St. Fernando Kalesi ve sehri cevreleyen surlariyla gunumuzde Kolombiya’nin belki de en onemli turistik beldesi.
Sehri sarmalayan surlari, geceleri restauranta donusen meydanlari, sokak danscilari, sanatcilari, faytoncular, hediyelik esya dukkanlari ile Cartagena, Avrupa’daki tarihi sehirleri andiriyor. Manzara benzer, ama tabii ki malzeme ayni degil. Kolombiya kanina Karayip kani kat, ustune de biraz Orta Dogu, olur sana Cartagena’li.
Her cesit insan var burada. Civar adalarda yasayanlar agirlikla zenci. Avrupadan tatile gelip kalanlar var. Bir de Turko denen gocmenler. Orta Dogu ya da Kuzey Afrika’dan gelmis herkese burada Turko deniyor (Nasil yani Sharika simdi Turko mu?). Osmanli’nin etkisi olabilir diye dusunmustum, oyle degilmis. Bahsi gecen gocmenler zamaninda Turkiye’den pasaport satin alarak buraya gelip yerlesmis. Simdilerde de Kolombiyalilar zengin bati ulkelerinde calismaya gidebilmek icin Venezuela pasaportu almaya calisiyor.
Shakira’nin kuzeni oldugunu soyleyen bir Lubnan asilli Kolombiyali ile tanistim. “Vallahi benim kuzenim, birlikte resimlerimiz var” diye de yemin etti. Sanki ben bisey dedim:) Gozumde televole haberleri canlandi, orada olur ya boyle hikayeler. “Zengin oldu, ailesini unuttu. Höö.”
Her koseden bir satici firliyor, dakika gecmiyor ki biri gelip ya para istiyor, ya da birsey satmaya calisiyor. Bir yandan israr ettikce onlar kiziyorum, diger yandan bakiyorum hallerine. Zor hayat. Bu sicakta.
Cartagena yakinlarinda Volcan de Lodo El Totumo denen bir yere gittim. Niyeyse aktif volkan gorecegi saniyorum, adi volkan ya. Ekvator’da kacirdim yanardag patlamasini diye hala uzulmekteyim. Sormustum da gitmeden aktif olup olmadigini. “Aktif” dediler. Bizim volkan meger lav degil, camur puskurtuyormus. Bi de el kadar bisey. Merdivenle tirmandik tepesine. Kilavuz kitaplari bosuna mi yazdilar, okusana be Ozlem:)
Deniz cok basarili degil bu bolgede. Jamaika’daki turkuaz renkli sulari hayal etmistim. Keyiflerine duskun adamlar. Denize karsi hamak keyfi. Ohh. Gel keyfim, gel.
Hic bir yerde cok surmuyor mutluluk. Yollar bekliyor. Bugun Santa Marta’ya geldim. Yarin Venezuela’da olacagim umarim.
Bir donem kapaniyor hayatimda. Neredeyse 1 aydir birlikte yolculuk ettigim Steve’den ayriliyorum. Beni gormek icin 2 gunlugune Caracas’a gelecek cilgin arkadasim Aysil’la bulusmak icin:) Cok komik ama neye ihtiyacim olsa, Hizir imdadima aninda yetisiyor. Yollarin mucizesi midir bu? Bilmiyorum.
Otobuste yer olmadigi icin yine sinir asma operasyonlarini kendi basima cozmem gerekecek. Off dedim. Imdat dedim.
Sonra mi? Ben yeniden yalniz kovboyum.






