16 Ocak, 2010

seyahat etmek için 10 harika bahane (5)

Çok gezen mi bilir, çok okuyan mı? Yumurta mı tavuktan, yoksa tavuk mu yumurtadan çıkar?

Her insanın farklı bir yaşam motivasyonu var. Benimkinin adını çoktan koydum: merak. Hayatım boyunca okuyan bir insan oldum ben. Üniversiteye kadar, yani dar alanda kısa paslaşmalarla idare ettiğim ve akşamlarımı 'mecburen' dört duvar arasında geçirdiğim yıllarda, bulduğum en eğlenceli yaşam aktivitesi okumaktı. Her kitap beni yeni bir kelimeyle tanıştırdı. O vakitler insanın kelimelerle düşünebildiğini, içine aldığı/ içine girdiği kelimeler kadar olduğunu bilmezdim.

Üniversiteye başladığımda beslendiğim kanallar çeşitlendi, gelişti. Artık yeni kelimelere ulaşmak için kitap okumaktan başka yolları da keşfetmiştim gezmek gibi (Burada gezmeyi 'tanımadık sularda yüzmek' anlamında kullanıyorum). Taksim gecelerinde takılmak, otostop çekmek, kantin köşelerinde veya kulüp/stk toplantılarında sosyalizm/ateizm/gay gibi ‘yasaklı’ kelimelerin varlığını öğrenmek, 17 yaşındaki Özlem'in o gün için hayatında devrimdi.

“Kim olduğumuz, geçmişte nerede olduğumuz ile ilgilidir” demiş William Langewiesche. Ne güzel söylemiş. Geçtiğim tüm o yollar; kitaplar, okullar, çalışma hayatı, seyahatler, değişen ortamlardaki farklılaşan deneyimler. Bunlardan arta kalan kelimeler, kelimeler... Ben mi kelimeleri doğurdum, kelimeler mi beni doğurdu?

Yumurta mı tavuktan, tavuk mu yumurtadan çıkar? Çok gezen mi bilir, yoksa çok okuyan mı?

Türkçeye genelde bilgi olarak çevrilen 2 İngilizce kelime var: Information ve Knowledge. Aslında knowledge bilgiden ötesi, sanırım en uygun kelime irfan. (İrfan "Bilme, anlama, kültür", "bilgi, zeka ve deneyle oluşan zihin olgunluğu", "gerçeğe ulaştırıcı güçlü seziş, varış" şeklinde açıklanmış sözlükte).

Yumurtanın tavuktan, tavuğun da yumurtadan çıktığı bilgisine, köyde küçük bir gezintiyle ya da ilkokulda hayat bilgisi kitabıyla erken yaşlarımızda ulaşmış olabiliriz. Mesele bilgiye ulaşma yolumuz değil. O bilgiyi içimize almamız, değerlendirmemiz, kavramamız, yorumlamamız, kullanmamız. Gerçeğe ulaşmak için istek duymamız. Mesele irfana varmamız. Mesele hayatta kalmak için yumurtadan tavuk, hayattan zevk almak için tavuktan yumurta çıkartmamız. Sonra da yumurtayla menemen, omlet gibi lezzetler yaratmamız.

Seyahat eden insan, kelimelere aç bir okur gezerdir. Yumurtanın tavuktan, tavuğun yumurtadan çıkmasından daha zor ulaşılan bilgileri, okuyarak ya da görerek öğrenen, öğrendiklerinden yeni sorular üreten, soruları ve yanıtları çoğaldıkça yaşamı zenginleşendir.

Seyahat, bilgiye ve irfana ulaşmanın en eğlenceli yollarından biridir.

4 yorum:

Eliza Doolittle dedi ki...

Ozlemcim, cok haklisin. Muthis katiliyorum, merakin gucune, seyahatin devasina, hepsine :) Cok okuyarak cok gezen bilir di mi;)
Bak nasil katiliyormusum ki masallamis da anlatmisim merakla okumayi, gezmeden anlamayi...

http://pygmalionamsterdam.blogspot.com/2009/11/koza-masali.html

OzlemPansiyon dedi ki...

"... Unutma, göz görmedikçe akıl almaz. Ruh değmedikçe bilgi olmaz.
...
Hikmetin kapısı ne sadece bilgiden, ne sadece sezgidenmiş. Bildiklerini biraz da hayata katıştırmakmış bilgelikte aslolan.
..."

Eliza, masalına bayıldım! Sormadan en heyecanlı bölümü de buraya alıntıladım. Kusuruma bakmazsın umarım.

(İç ses: Yetenek de başka şey arkadaş! Aynı konuyu 2 ayrı el yazmış; biri -bu benim el oluyor- haşır huşur yazmış, diğer el nasıl da şiir katmış kelimelere. Neyseki hepimize bir yer var bu dünyada:))

umitorhan dedi ki...

tavuktan yumurta çıkarıp, onunla omlet yapmak gerçekten harika bir benzetme!
gezerek okumak inanılmaz zevkli bir şey.
ama bir de gerçekten ilk kez şu anki yapmakta olduğum geziyi yaparken farkına vardım ki gezerken, onlarca kitapta tarif edilemeyecek ve hayal edilmesi zor olan bir şeyi bir anda anlayabiliyorsunuz! mesela dragon fruit: kivi gibi çekirdeği beyaz için var ama tadı hiçbir şeye benzemiyor, daha doğrusu bir "hiç" e benziyor. evini aynı sizin gibi pansiyona çevirmiş şeker gibi bir taylandlının yanında bambaşka ülkelerden 6 kişiyle beraber kalıyorum:) o kadar farklı şeyler öğrendim ki şu iki günde...
eve döner dönmez ilk işim, yakın arkadaşlarımı ikna edip, geniş bir evi tutarak, evi pansiyona dönüştürmek olacak! kesinlikle...yazın bir yazıcı bulup çekeceğim birkaç güzel fotoğrafta kullanmak üzere "özlempansiyon" kelimesinin çıktısını alacağım:)

mesut dedi ki...

Özlem abla göz görmedikçe akıl almaz sözü yüzde yüz doğru bi söz. Bu bilimsel olarak da kanıtlanmıştır zaten. (Nasıl kanıtlandiğını biraz olsun anlamak isteyenlere ne biliyoruz adlı filmi tavsiye ederim)Kristof Colomb Amerikayı keşfettiğinde yerlilerin colomb'un gemilerini sahile çok yakın olmasına rağman hiç bir şekilde görememeleri de bu sözün kanıtıdır çünkü yerliler daha önce hiç gemi yada gemiye benzer bir şey görmemişler. Dolayısı ile böle bi şeyin olabileceğine ihtimal vermemişler... diye hikaye uzuyor filmi bi izleyin ama biraz kimya biraz da fizik lazım anlamak için baştan söleyim...hatta bi kere izlemeyle anlaşılmıyor defalarca izleyin