19 Temmuz, 2006

toronto’nun "İLGİNÇ"leri


- İçki sadece içki dükkanlarında, o da saat 21:00’e kadar satılabiliyor. Barlarda ise gece 02:00’ye kadar satış yapılabiliyor. Sabaha kadar açık olan mekanlarda bile durum böyle. Saat 02:00’ye doğru vaktin dolmak üzere olduğunu belirten anonslar yapılıyor. 3rd call, 2nd call, last call şeklinde... Sonrasında kendini öldürsen, kankanın önde gideni olsan da hiç şansın olmuyor (muş yani).

- Elinde içki bardağı/şişesi ile barın kapısına çıkamıyorsun, tuvalete gidemiyorsun. Nedenini kimse tam açıklayamadı ama sandığımız kadarıyla içki ruhsatı ile ilgili bir mesele bu. Bir mekanın içinde ruhsat alamamış bölgeler olabiliyormuş.

- Futbolcuların kulüpleri tarafından satılması gibi, çalışanlar burada şirketleri tarafından satılabiliyor. Phil satılmış mesela. Yeni şirketini sevmedigi için istifa etmiş sonra.

- Yollarda dolaşan bir temizlik aracı var. Onun da elektrik süpürgesindeki gibi hortumu var... Şehri bununla temizliyorlar. Cok mantıklı. Daha önce bu cesidini hiç görmemiştim.

- ABD’de özellikle NYC ya da Miami’de ulaşımını patenle sağlayan kişilere denk gelmiştim ama burada bu oran inanılmaz fazla. Paten gibi bisiklet de oldukça yaygın.

- Amerika'nin engelliler için bir cennet olduğunu düşünürdüm. İyinin iyisi varmış: Toronto. Motorlu taşıtlarıyla yollarda yalnız veya grup halinde sohbet ede ede geziyorlar. Beyzbol maçında en az 100 engelli gördüm. Barda bile bir kaç kişi vardı. Hepimiz kadar hayatın içindeler. Harika.

- Kesinlikle güvenli bir şehir burası. Girdiğim hiçbir mall’da, stadyumda, istasyonda vs güvenlik kontrolü yapıldığını görmedim.


- Kapkaç yok ama hırsızlık var. Bakınız yandaki bisiklete:) Bu hale geldiğini gördüğüm tek bisiklet bu değildi.

- Yolda el ele tutuşan sadece 2 çift gördüm. Bütün gün yollarda dolaştığım ve binlerce insanla her çesit ortamda karşılaştığım düşünülürse inanın bu enteresan bir sayı. Neyi gösteriyor, onu henüz anlamlandıramadım.

- Amerikalılar “huh” (ha) der ya... bunlar onun yerine “eh”(ey) diyor.

- Olcay'ın yaşadığı bilmem kaç katlı apartmanda, otomat cep telefonuna yonlendirilmis durumda: Kapıda zili çalınca ben, Olc işyerinden cep telefonuyla apartman kapısını açıyor.

- Cezalar gerçekten sağlam. Örneğin sigara içilmez alanda sigara içerseniz CAD$5000 bayılıyorsunuz. Delikanlı olan buyursun içsin!

5 yorum:

Cozie Ozie dedi ki...

Gozlemcim, bazen bisiklet sahipleri calinmasin diye kendileri cikariyorlar bisiklet lastiklerini ve de ofislerine felan goturuyorlar. Ama o da tabii hirsizligin oldugunun gostergesi.

Gozlemim, gozlemlerini begendim. Bakalim Montreal/Quebec City'de neler gozlemleyeceksin? Gorusmek uzere, opuldun mucks!

Margot dedi ki...

Çok enteresanmış, hem o kadar güvenli hem de hırsızlık var ne garip. Kleptoman mı bunlar acaba :)
Sanki her şey o kadar düzgün ki can sıkıntısından hırsızlık yapıyolar gibi geldi bana.

ÖTEKİ KIYILARDAN dedi ki...

ben biraz önce ne güzel yorum yapmıştım. error yazdı ve bütün yazdıklarım kayboldu. şimdi ben o güzelim cümleleri tekrar nasıl yazarım. en iyisi her göndermeden önce copy yapmak. tekrar yazmak zorunda kalmamak.
şimdi konuyla ilgisi olmayan bu yazı da kısmında yer alacak. neyse şunu göndermeden bir copy yapıyım.

yonca dedi ki...

Resimlerde sanki yazın bile soguk bir yer gibi duruyor Toronto. Sanki gunes yazın bile yok gibi hissediyorum

alex dedi ki...

Hic oyle bir durum yok. Gunes butun yaz tepede. Sicakliklar 25 ila 35 arasinda degisiyor, bir de Lake Ontario'dan gelen nem dalgasi eklenince deli sicak oluyor. Yani yoncisim adaya gittik bronzlastik diyorum sana!