genç gezginler seyahat bursu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
genç gezginler seyahat bursu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Nisan, 2010

23 nisan piyangosu goes to...

Birkaç saat içinde, yani 07:00 uçağı ile Şam-Suriye'ye gidiyorum. Ben yollarda eylerken ardımda mutlu bir genç bırakmak istiyorum. O yüzden gece açıklamayı planladığım haberi biraz öne alıyorum.

Şam'daki kayısıdan beni daha fazla heyecanlandıran bir şey oldu bugün. Genç Gezginler Seyahat Bursu'nun artık yeni bir bursiyeri var: Hande Şener !!!

Handecim... Evet, bazen hayatta güzel sürprizler olur. Bundan sonraki tüm 23 Nisan'larda bugünkü şaşkınlığını ve mutluluğunu hatırla!

Bu bursa olanak sağlayan, birlikte nice coğrafyadan geçtiğim (İran, Ürdün, Kars-Çıldır, Mardin-Hasankeyf, Venedik gibi gibi), nice sohbeti paylaştığım, nice şarabı içtiğim, nice eğlendiğim, nice şey öğrendiğim... çok ama çok sevdiğim yol arkadaşlarıma (Basir Sevinç, Prof Dr Huri Özdoğan, Prof Dr Jale Yazıcı ve Prof Dr Olcay Yazıcı / Öz Hakiki JaBaTur'un bavulu her daim hazır gezginleri, Sinedel'in en deli üyeleri:)), öncelikle yarın kendileri gibi çok değerli bir doktor olmasını umduğum Hande adına, sonra da beni tanıştığımız ilk günden beri kucakladıkları için... hayatıma kattıkları anılar, sorular, cevaplar ve gülüşler için... teşekkür ederim (Tabii onlar blogumu okumadıklarından ne kendilerini ifşa ettiğimi bilecek, ne onlara yazdığım destanları görecek:).

Not: Havuzumuzda yedek bursiyerler için ayrıca paralar birikmeye devam ediyor!! Anadolu Üniversitesi'nden bir öğrenci var ki, beni benden aldı. Çok yakında Eskişehir'i yeniden, bu kez onun için ziyaret edip, detaylı yazacağım. Herkesin bayramını kutlarım. Yaşasın içimizdeki hiç büyümeyen çocuk:P

08 Nisan, 2010

haydi gençler kampa!

Canım arkadaşım Onur sayesinde, geçen hafta inanılmaz bir insanla tanıştım: Hülya Denizalp! Hülya Abla ile 15-20 dakikalık bir sohbet, zihnimde yepyeni kapılar açtı. Sıfatlarıma bir yenisini eklemeye beni heveslendirdi: SOSYAL GİRİŞİMCİ.

GENÇTUR’un da kurucularından olan Hülya Abla ile Genç Gezginler Seyahat Bursu ile başladı sohbet, Eğitim Her Yerde ile ilerledi.
İnsanlar;
* Okuduklarının %10’unu,
* Duyduklarının %20’sini,
* Gördüklerinin %30’unu,
* Hem görüp hem duyduklarının %50’sini,
* Görüp duyup söylediklerinin yüzde %80’ini,
* Görüp duyup söyleyip dokunduklarının %90’ını hatırlıyorlar.
SEYAHAT görerek, duyarak, söyleyerek, dokunarak… yani YAŞAYARAK ÖĞRENMEKTİR. Öğrenmek yaşamaktır!
GENÇTUR interrail biletiyle çoğumuzu tanıştıran kurum. Dünyaya açılmak için interrail dışında da fırsatlar olduğunu (uluslararası gönüllü çalışma kampları* gibi) yine GENÇTUR sayesinde öğrendik. Benim öğrencilik yıllarımda böyle fırsatlar olsaydı, bu fırsatları asla kaçırmazdım. Artık dünya bize çok daha yakın!

Özlem-Pansiyon iftiharla sunar;

GENÇTUR;
GGSB finalistlerinden 1 öğrenciye yurtiçindeki uluslararası çalışma kampı katılımı, başka 1 öğrenciye ise yurtdışındaki çalışma kampı katılımı imkanı sunacak. Bu imkandan yararlanacak olan 2 bursiyer ve kamplar Gençtur tarafından belirlenecek. Ayrıca tüm finalistlere ISIC Kartı** verilecek .

Haydi Genç Gezginler kamplara!...

Umduğumdan bile daha güzel açılımları oldu Seyahat Bursu'nun. 2010 yazında dünyanın değişik yerlerinden, değişik aktiviteler içindeki Genç Gezginler; mektupları, blog yazıları, fotoğrafları ile hayatımızı renklendirecek:)

İlerleyen günlerde bursa destek veren yeni yol aşıklarını ayrıca duyuracağım.

* Uluslararası Gönüllü Çalışma Kampları: Değişik ülke ve kültürlerden gelen kişilerin bir arada yaşayarak, toplum yararına bir işte gönüllü olarak çalıştıkları kamplardır.
** ISIC kartı: Tüm dünyada geçerli olan tek öğrenci kartıdır. Gittiğiniz ülkelerde yabancı öğrencilerin yararlandığı tüm hak ve indirimlerden sizin de yararlanmanızı sağlar.

30 Mart, 2010

hürriyet seyahat haberi

29 Mart Hürriyet Seyahat ekinde Genç Gezginler Seyahat Bursu'nun 2010 bursiyerleriyle ilgili habere ulaşmak için lütfen tıklayın.

Yaza kadar bursa destek vererek, finalist olan diğer öğrencilerin de yollara düşmesine katkıda bulunabilirsiniz. Sadece bursu kazanan 5 arkadaşımızı değil, diğer genç gezginleri de kendi hikayelerini yazarken ve yaşarken izleyeceğimize ben inanıyorum.

29 Mart, 2010

2010 seyahat bursiyerleri

Genç Gezginler Seyahat Bursu'nu Almaya Hak Kazanan Bursiyerler:

# 02: Bülent Bayarslan
# 07: Selen Yamak
# 08: Özgün Uçar
# 15: Tuğba Tuluk
# 25: Baki Berk Kayalar

Yedek Bursiyerler:

# 10: Gökhan Balıkçı (6. bursiyer için havuza kaynak akarsa veya erkek öğrencilerden biri hakkını kullanamazsa)
# 18: Birge Yalçın (7. bursiyer için havuza kaynak akarsa veya kız öğrencilerden biri hakkını kullanamazsa)

NOTLAR:
- Eurovision puanlama sistemi kullanılmış; puanlar 12, 10, 8, 7, ..., 1 şeklinde toplam 27 finaliste dağıtılmıştır.
- Oylama 25 jüri üyesi tarafından yapılmıştır.

22 Mart, 2010

kimler geldi, kimler geçti...

300'e yakın başvuru arasından çok zorlanarak, 25 final başvuruda karar kıldım. En az 50 adayın başvurusunun da içimde kaldığını söylemek zorundayım.

Zeynep ve Ezgi'yi bir başka tanıdım, bir başka sevdim. Menekşe, Duygu, Melda, Şenay, Merve, Nihan, Gülçin, Aybüke, Selen, Gözde, Damla... liste uzar da gider... Ahh keşke dedim, keşke...

Erkek öğrencilerden de bende iz bırakan çok oldu. Sezer-ilk göz ağrım, Şafak, Mesut, Alper, Caner, Deniz, Ahmet, Soner, Erhan, Kemal, Mithat, Gökhan C, Fatih ve daha niceleri... Necmettin ve Emre'yi ise yoğun isteklerinden bir an bile şüphe etmemiş olmama rağmen, küstürmek pahasına, finalist yapamadım. Umarım beni affederler.

Lisede okuyan 5 harika öğrenciyi burs kriterlerine uymadıkları için değerlendirmeye alamadım. Ama onlardan bir iki temsilciyi - Eda, Umut ve Atalay- jüriye davet ettim. Ne de olsa tüm bu seyahat virüsü bulaştırmaca harekatı, en çok da onlar içindi. Gelecek yıllarda yine beklerim:)

2006-2008 ÖSYM rekortmeni öğrencilerden rahat 20 tanesi seyahat bursuna başvurdu. Adaylar arasında milli bir sporcumuz, bedensel engeli olan bir öğrenci (ki kendisi tüm engellerin aslında beyinde olduğunun en güzel örneğiydi) ve bir yazar vardı.

İyi kötü, eğri doğru sonunda bugüne geldik. 25 finalisti seçmek çok zordu, o finalistlerden 5 bursiyer belirlemek ondan da zor oldu. Her bir jüri üyesinin seçimlerini nasıl bir duyguyla yaptığını az çok biliyorum.

Toplam 25 kişinin oylarıyla belirlenen Genç Gezginler Seyahat Bursu'nun 2010 bursiyerleri 29 Mart Pazartesi günü, projenin destekçilerinden olan Hürriyet Seyahat ekinde açıklanacak. Erteleme için özür dilerim. Ama bu haber fırsatının, gezgin kültürünü yaymak gibi net bir amacı olan Seyahat Bursu'na daha fazla hizmet edeceğini düşünüyorum.

Bursu kim alırsa alsın, bayrağı daha ileriye taşımak için uğraşacağından şüphe duymuyorum.

21 Mart, 2010

coşkum coşkunuzu, hüznüm hüznünüzü tanıyor

Sevgili finalist arkadaşlarım,
Nefeslerinizi tuttuğunuzu, burada yazacağım 5 isme göre dünyaları fethetmiş kadar sevineceğinizi ya da başınıza bir felaket gelmiş gibi üzüleceğinizi biliyorum. Bir insanı sevindirmek de, üzmek de ne kadar kolay... Ve bunun yükünü taşımak ne kadar ağır.

Burs başvurularını değerlendirmek ve 25 finalisti seçmek hayal edemediğim kadar zor bir süreçti. Final puanlamada kendimi jürinin dışında bırakarak sorumluluğu üstümden atmaya çalıştım ama şu anki hüznüme katkısı olmadı bu sorumluluk paylaşımının. Tüm yetersizliğimle karşınızdayım şu an. İyi ve kötü haberi yarın verecek kişi olarak...

Yolculukların en zorlusu ve en güzeli insana yapılan yolculuktur. Aylardır yüz yüze gelmediğim sizlerin kalplerine, ruhlarına, beyinlerine yolculuk yapıyorum. Her birinizle ayrı coşkulanıyor, ayrı kederleniyor, ayrı duygulanıyor... her birinizi ayrı ayrı seviyorum. Kaçınızın yazısını gözü yaşlı okudum, bilmiyorum. Başvurularınıza dramatik hikayeler kattığınız için değildi o gözyaşları; saflığınızı, temizliğinizi, güzelliğinizi, yeteneklerinizi, en fırlama görünenizin bile ruhundaki inceliği, kalbindeki sevgiyi, yaşama açlığını anladığım-tanıdığım içindi.

21 Mart'ta sonuçları açıklayacağım dedim ama jüri oyları tamamlanmadı. %95 ihtimalle sonuçlar değişmeyecek olsa bile, kimsenin hakkını yememek için beklemeyi daha doğru buluyorum. Yarın gece her koşulda burs sahiplerini bulacak.

Coşkum coşkunuzu, hüznüm hüznünüzü tanıyor. Yarın 5'inizden 4'ü üzülecek. İşte tüm çıplaklığı ile karşımızda duran gerçek!
Lütfen hatırda tutmaya çalışın: Bu sadece burs alamayacaksınız demek. Hak etmediniz, daha az iyisiniz demek değil! Hayatta asla ama asla insanların size kim olduğunuzu söylemesine izin vermeyin. Siz burada görünenden çok daha fazlasısınız. Sadece kaynaklar kısıtlıydı, hepsi o kadar. Burslu ya da burssuz bir şekilde yollara çıkacağınıza, belki bir gün o yollarda buluşacağımıza ben yürekten inanıyorum.

29 Ocak, 2010

tarih sizi hatırlasın !

Eylül ayında, bundan neredeyse 5 ay önce, 'seyahat bursu vermek için genç gezginler aradığımı' söyleyerek çıkmıştım yola. Sürecin nasıl gelişeceği konusunda açıkçası benim de fikrim yoktu. Uzun zamandır atıl kalmış blogumu takip eden var mı, ondan bile emin değildim. Ama gençlere ulaşmak için blogu hareketlendirmenin ve sosyal medyayı kullanmanın iyi olacağına karar verdim.

Yazı internete düşer düşmez, o ana kadar varlığını bile bilmediğim bir okur, Kadir Pirasoğlu, bana mesaj attı: "Ben de 100 Euro ile katkıda bulunmak istiyorum". Beklenmedik bu ilk mesaj çok anlamlıydı. Kadir Bey sağolsun, bursun duyurusu konusunda da çok emek harcadı.

Twitter, friendfeed nedir doğru düzgün bilmezdim; Ali ve Pucca'nın (sonradan pek çok arkadaşın daha) seyahat bursu haberini ve blogun linkini, mikro bloglara taşımasıyla öğrendim.

Yolların bana hediyesi, sevgili Saffet'e bir satırlık mesaj attım; "Saffet, bak ben böyle bir işe kalkıştım" diye. Saat geçmedi, Saffet aradı: "Bursa ben de maddi destek vermek istiyorum. Ayrıca Hürriyet Seyahat'e de bahsettim bu güzel fikrinden" dedi. Bursu blogda duyurmamın üzerinden 10 gün geçmemişti ki, Genç Gezginler Seyahat Bursu haberi Hürriyet Seyahat ekinde Serhan Yedig desteği ile yayınlandı. Bu haber kitlelere ulaşmaktan çok daha fazlasıydı; projeyi kurumsallaştırdı, güvenilir kıldı. Ciddiye alınmama etkisi büyük oldu.

Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi'nden konuşmacı olarak resmi davet almak; yolların bana ne kattığını, bu ülkenin gezgin sayısını 3-5 kişi de olsa artırmak için neden uğraştığımı, Genç Gezginler Seyahat Bursu sürecini öğrencilere yüz yüze anlatma fırsatı bulmak, yine bir ilkti ve burs başvuru sürecinde önemli bir dönemeçti. O konuşmanın haberi, lokal ve ulusal basında yer buldu, bursun duyurusuna önemli katkısı oldu.

Bora Bilgin'in bloguna burs duyuru banner'ını koyması, başka bir açıdan ilkti. Seyahat Bursu imece usulü desteklerle duyuluyor, başvurular günden güne artıyordu. Sonunda 5 Ocak'ta başvuru süresi doldu. Bursa yaklaşık 300 'doğuştan gezgin' başvurdu.

Basılı ve sosyal medyada Genç Gezginler Seyahat Bursu ile ilgili çıkan haberler, forumlardaki duyurular, posterini bloglarına ekleyen blogcular:

Hürriyet Seyahat- Eylül'09 / Hürriyet Seyahat-Kasım'09 / Pirasoglu Blog-KadirPirasoğlu / BirDozMinikGüzelŞey / Pucca / On5Yirmi5 / Ali Sağlam / Levent Boz / Varuna Gezgin / SandaletliSeyyah-Bora Bilgin / Foto Gezgin / Çerçöp / Siminya / Gençtur Bülten / CuriousGlobalCat / DevrimAtılkan / Haber.Mynet / StarGazetesi / AbbasGüçlü.Com.Tr / CumhuriyetPortal / YanıkAyak / ŞimdiUzaklardayım-ÇağlayanTekten / Bursluyuz.Biz / Sinemaskop / Şimdi Gezelim-BaşarKurtbayram / AslıBerry / HaberX / HaberAjans / AnkaraHaber / Harbi Mi? / Haberler / AKampus / Xing / MersinSonDakika / Kampist / MAKÜ / Okur Yazar / Pınar Dumlu / Teknik Portal / TrenleGeziyorum / EmreTanrıverdi / SabriDeneme / AirPortHaber / Bisikletle / OnsekizimdenSonra / TurkForum / Antepian / GezenBilir / OnurBaykal / Burs-Rehberi / ADemiral


Genç Gezginler Seyahat Burs havuzuna katkıda bulunacaklar (29 Ocak'10 itibariyle durum. Umalım ki, 21 Mart'a kadar destekler daha da büyüsün):


Kadir Pirasoğlu (100 Euro), Saffet Emre Tonguç (200 USD), dost bir kurum (500 Euro), Aslı C. (50 Euro), Burçin Dermenci (50 Euro), Çiğdem Yücel (100 USD), Barış (50 Euro), Evrim Akdoğu (100 TL), Kemal Kirişcan (200 TL), Gökhan Uçar (100 TL), Murat Ağdemir (100 Euro), Çerçöp-Hirondelle (100 USD), Ceyhan Karaduman (40 Pound), İrte Topaloğlu (50 USD), -henüz haberi yok ama- Yonca Ertürk (100 USD:)), e ben tabii- Özlem Yücel (500 Euro)... vee Hürriyet Seyahat eki (yayınlanacak yazıların telifi ve sponsor firma desteğiyle, yaklaşık 600 Euro).

Tarih sizi hatırlasın !


Not: Seyahat bursu finalistlerinden olacak -yani jüri oylamasına sunulacak- ilk adayın başvuru mektubunu, haftasonu Pansiyon'da yayınlayacağım. 15 Şubat'a kadar sabretmeye gerek yok:)

07 Ocak, 2010

genç gezginler seyahat bursu 2010 değerlendirme süreci

Daha önce söylemiş miydim, seyahat bursunun geleneksel olmasını istiyorum. Yani yaşı tutmayan, burs duyurusunu geç gördüğü için başvuru yapamamış ya da bu sene burstan yararlanamayacak olan arkadaşlar üzülmesinler n'olur. Gelecek başka şanslar doğurur.
Öngörmediğim şekilde bursa destek veren, hayalimi paylaşan kişiler oldu. Bunlardan sonuncusu da Murat Ağdemir. Murat'ı birkaç yıl önce blog vesilesiyle tanıdım. E-mail yazışmalarımızdan inanılmaz cevval, azimli, tam olarak yollara tutkun bir genç olduğunu biliyordum. Görüşmediğimiz zaman içinde pek çok ülkeyi gezmiş. Şimdi hem okuyor, hem de 2 işte birden çalışıyormuş. Murat dün mesaj atmış, seyahat bursuna 100 Euro ile o da destek vermek istiyor! Bu şimdi göz yaşartacak kadar güzel bir paylaşım değil de nedir? Benim hala bu ülkeden umudum var. Kim ne derse desin!
Burs değerlendirme süreci nasıl olacak?

"Gelecek başvurulardan yapacağım bir ön eleme ile, coşkusuna ikna olduğum 5 adayın yazılarını 15 Şubat'ta blogda paylaşacağım. Interrail'a çıkacak kişiye Pansiyon okurları anketle karar verecek. Mart ortasında da bursiyer belli olacak" yazmıştım ilk duyuru yazımda.
Şartlar biraz değişti biliyorsunuz; sayı daha da artmazsa şimdilik 4 genç gezgin burstan faydalanacak. Bu da ön eleme sonucu 25 adayı oylamaya sunacağım anlamına geliyor (Ne yalan söyleyeyim, 5'i buluruz diye umuyorum).
Değerlendirme süreci, seyahat bursu adayları için beklemek, benim için çok çalışmak demek. Her biri birbirinden heyecanlı, birbirinden hevesli ve yetenekli, pırıl pırıl 300 genç arasından (evet öğrenmiş oldunuz, 300 civarında başvuru oldu) ön eleme yapacağım. Kimisinin 1 sayfalık başvuru yazısından, kimisinin onlarca yazıdan oluşan blogundan izini süreceğim. Sırf hak ettikleri ilgi, değer ve adil yaklaşımı görebilsinler diye. Benim için zor süreç asıl şimdi başlıyor. Kimi seçersem seçeyim yeterince mutlu olmayacağım, 'kusura bakma' demek zorunda kalacağım çoğunluğa üzüleceğim. Umarım sevinenler tutkularının hakkını verir, üzülenler ise pes etmez başka kanallardan zorlarlar hayallerini.
Ön eleme süreci 15 Şubat'ta tamamlandıktan sonra, finalist olarak seçtiğim 25 adayın başvuru mektuplarını Pansiyon'da yayınlamaya başlayacağım ama puanlama işini sağduyusuna güvendiğim (tahminen 20-25 kişilik) bir jüriye bırakacağım. Okurların yayınlanan aday başvuru yazılarına yapacağı yorumlar jüri üyelerinin bakış açılarını değiştirebilir ve kararlarını etkileyebilir belki ama puanlamada bir kriter olmayacak. Bursu almaya hak kazanan genç gezginleri ise 21 Mart'ta blogdan duyuracağım. Sürpriz gelişmeler olmazsa şimdilik planlar böyle.
Tüm adaylara başvurularına cevaben yazdığım notu burada tekrar edeyim: ''Şansınız bol, yolunuz hep açık olsun!".

05 Ocak, 2010

son saatler

antalya'da bir otelin karanlık toplantı odasından yazıyorum bu satırları. burs başvurusunda son birkaç saate girdiğimizi söylemek için...

gece istanbul'a döndüğüm zaman bursla ilgili başvuru süreci tamamlanmış olacak; hayatımızda bir dönem kapanacak ve başka bir dönem açılacak. inanılır gibi değil, nasıl da hızla aktı zaman.

23 Kasım, 2009

seyahat bursu nasıl gidiyor?

"Bir işi yapmak isteyen yolunu, yapmak istemeyen bahanesini bulur".

Bu sözü ilk Gülin'in sitesinde okumuş, yeri geldiğinde kullanmak üzere hafızama kaydetmiştim.

Sezer, seyahat bursu adaylarından biri, yani genç bir gezgin. Hem okuyor, hem de Atatürk Havalimanı'nda çalışıyor. Defalarca girip çıktığım Dış Hatlar Terminali'ndeki, muhtemel şu ana kadar göz teması bile kurmadığım onlarca görevliden biri. Uzatırız pasaportumuzu, onlar hızla kontrol ederler. Ne onların izi kalır bizde, ne onlar aslında bizim kim olduğumuzla ilgilenirler. Belgeler tamamsa birkaç saniyede ayrılır yollarımız. Kimbilir, belki onlar da eşiğinde durdukları dünyaya açılan kapının ardındakini özler, hayalini kurarlar.

En azından artık biliyorum ki: Sezer özler, Sezer merak eder, Sezer o kapıdan geçmek ve dünyaya açılmak ister.

Burs başvuru mektubunda İstanbul'a yaptığı ilk yolculuğu şöyle yazmış ve beni duygulandırmıştı Sezer:

"Gümüşhane'den 30 saatlik bir otostop yolculuğuyla vardığım İstanbul'u ilk gördüğüm anı hiç unutmuyorum. Karşımda duran ışıkları, insanları, çarşıları, eli bayraklı rehberleri takip eden turistleri görünce onore olmuştum. Bu şehir benim memleketime aitti!"

Süreci etkilememesi adına, şu ana kadar Seyahat Bursu'na başvuran adaylardan hiç bahsetmemiştim size. Bu tercihi Sezer ile bozmamın sebebi, Hürriyet Seyahat'te çıkan bugünkü röportajı. Seyahat Bursu ile ilgili güncel bilginin de verildiği yazı için lütfen tıklayın.

Sezer 'bahane değil, yol bulan' gençlerden biri. Dünyaya açılan kapıdan daha çok geçeceğine coşkusu ve gözü karalığı nedeniyle ben eminim.

Genç Gezginler Seyahat Bursu'nda Neler Oluyor ??

Geri sayım başladı! Başvuruların tamamlanmasına artık sadece 45 gün kaldı!

Bir yandan burs başvuruları devam ederken, diğer yandan bursa destek veren kişi ve kurumlar da artıyor. Son gelişme: Hürriyet de bursa destek verecek kurumlardan olacak. Böylece 4 öğrencinin burstan faydalanması mümkün görünüyor. Bursla ilgili gelişmeleri yakından takip ederek, kurumsal desteğin yolunu açan Hürriyet Seyahat yazarı Sn Serhan Yedig'e ayrıca teşekkür ederim.

Ve burs için tuttuğum hayali kumbaraya biraz Dolar, biraz Euro atacak yeni isimler: Sabri Burçin Dermenci ve Çiğdem Yücel (Vaktiyle diyar diyar gezerek benim de yollara düşmemin baş aktörü olan Barış Nerede de kumbaraya bir şeyler atacağım dedi de henüz tam rakamı söylemedi. Sonra Arzu var. Net olmayan bu destekleri şimdilik parantez içinde yazdım:)

Bursa destek olmanın tabii ki tek yolu 'pamuk elleri cebe atmak' değil. Mesela Sandaletli Seyyah Bora bursun duyuru posterini sitesine ekledi.

En hoşuma giden şeylerden biri ise, bursa başvuran adaylardan bazılarının kendi bloglarında bursu duyurmaları oldu. Bu özgüvendir, bu iyi niyettir, bu paylaşmayı bilmektir. Bunlar da benim muhattap olduğum her insanda aradığım kişilik özelliklerindendir.

Öğrenciyseniz burs için hazırlanan yandaki posterin çıkışını alarak okulunuzun kantinine, takıldığınız kafeye, yurdunuzdaki duyuru panosuna asmanızı rica ediyorum. Sizin pek de ilginizi çekmeyen interrail bursu, arkadaşınızın en büyük hayallerinden biri olabilir.

03 Ekim, 2009

genç gezgine mektup - 1

Sevgili genç gezgin,

Seyahat bursu vesilesiyle tanıştık seninle. Enerjin enerjimi çoğalttı, hayallerin hayalimi büyüttü.

Başladım düşlemeye: Neden 2010 yazında 50 genç gezgin eş zamanlı yollara düşmesin? Avrupa'yı, Asya'yı, Afrika'yı neden birbirine katmasın?
Talebin olduğu yerde, arz başlar. Önce sen hayal kur. 'Bir düşüm var' diyerek sesini duyur. Yoldaşlarını çoğalt. Gezmekle yıldız filan olunmuyor. O yolları seninle yürüyen, seninle kahır çekip, seninle sorgulayan, senin gibi meraklı arkadaşlara ihtiyacın olacak. Ne kadar çok yürek, o kadar çok ses. Paylaşmayı öğren. Çoğalmayı bil. O zaman seçenekler birer birer çıkar ortaya, el verenlerin sayıları çoğalır. Önce talep lazım ama! Talebi yarat. Şansını çoğalt.

Tam 1 ay olmuş Genç Gezginler Seyahat Bursu ilgili ilk yazıyı yazalı. Başvurunun bitmesine kaldı 3 ay. Şu ana kadar bursa başvuran bazı arkadaşların coşkularıyla, yaratıcılıklarıyla ya da ısrarcılıklarıyla öne çıktılar. Bazı arkadaşlarına da hayatta istedikleri şeyin kapısını bu kadar ürkek ve umutsuzca çalarlarsa (sadece seyahat bursu için değil, herhangi bir konuyla ilgili) mucize ummamaları gerektiğini, kişiliğimden beklenmez bir yumuşak dillilikle anlatmaya çalıştım:) Umarım mesajı alır, yeniden daha büyük bir iştahla çalarlar Pansiyon'un kapısını.

Seni yollarda hayal ediyorum da... içim sevinç doluyor. Yolun şimdiden açık olsun genç gezgin. Haydi bakalım, göster kendini!

15 Eylül, 2009

haberlerim var

Genç Gezginler Seyahat Bursu haberi, Kalemine Güvenen Genç Gezgine Seyahat Bursu başlığı ile, 14 Eylül'de Hürriyet Seyahat'te yayınlandı. Buyrunuz efendim, bu da yazının linki.

Gelen destekler neticesinde, an itibariyle de, burstan yararlanacak genç gezgin sayısının 2'ye çıktığını söylemekten mutluyum:)

14 Eylül, 2009

trenle avrupa (interrail anıları)

97 yazında interrail ile Avrupa seyahatine çıktım. Bu işi Türkiye'de ilk yapanlardanım diyemem (o kadar da yaşlı değilim canım:P). Ama o yıllarda bilgiye ulaşmak inanılmaz güç olduğundan, Amerika'yı yeniden keşfetmek zorunda kaldığımızı söyleyebilirim.

Interrail sistemini duymuştuk. Trenle Avrupa'da seyahat edenlerin hikayeleri şehir efsanesi gibi gelirdi kulağımıza. Birileri yaptıysa biz de yapabilirdik! Böylece başladık hayal kurmaya ve bilgi toparlamaya. Interrail biletini satan acenta görevlileri biletin kapsamını biliyordu da, yola düştükten sonra gezgini neler bekliyor pek bilgileri yoktu. Bize eski bir interrailci olan Başar Bilge'nin adını verdiler. Başar'ı aradım, uzun uzun konuştuk telefonda. Tüm gerekli bilgileri sabırla, üşenmeden anlattı bana (Gezgin paylaşımcıdır!).

Tüm masraları karşılamak üzere (2 bölgede geçerli 1 aylık interrail bileti / sırt çantası, uyku tulumu vb teknik ekipmanlar / konaklama ve yiyecek-içecek masrafları) kişi başı ortalama 850 dolarımız vardı. Memur çocukluğunun avantajlarından biriydi yeşil pasaport. Biz de rotamızı çizerken yeşil pasaporta vize istemeyen ülkeleri tercih ettik (Gezgin pratiktir!).

Tahtakale senin, Eminönü-Taksim benim gezdik, üç kuruş daha ucuza alabilmek için seyahat ekipmanlarımızı. Süper uyduruk bir uyku tulumu ve 80 litrelik sırt çantası alındığında çocukluğumun bayram alışveriş sevincini yaşadığımı hatırlıyorum:) Yeni alınmış kırmızı ayakkabısını başucu koyan çocuk Özlem'in coşkusu ve ruhu geri dönmüştü sanki. Seyahatten önce başladım uyku tulumunun içine girip yerde uyumaya (Gezgin coşkuludur!).

Yola çıkma vakti geldiğinde, gece heyecandan uyuyamadığımı hatırlıyorum. Küçük Çekmece'den kalkan, Batı Trakya Türklerini memleketlerine taşıyan bir otobüsle sınırı geçmiş ve tren yolculuğuna İskeçe'den başlamıştık. İlk rezervasyon işlemi, ilk tren garı, tanıştığımız ilk yunanlı İskeçeli gar memuru. O Türkçe sadece ekmek demeyi biliyor, İngilizce bilmiyor. Hala düşünürüm o görevli neden bizi bağrına bastı; tren saatimizin geleceği saate kadar İskeçeyi gezdirdi, yemek ve baklava ısmarladı (Evren gezgine bonkör davranır!).

Seyahatteki ilk akşamımızda -henüz trene binmemiştik daha- tren garına yakın minicik bir meyhaneye girdik; bıyıklı Yunan amcalarla halay çektik. Trene zor yetiştiğimizi hatırlıyorum (Gezgin sosyaldir!). Böyle başlamıştı işte, benim interrail maceram.

Parasızdık, çok parasızdık. Ancak 3 gecede bir, hostelde kalabiliyor; kalan günlerde trende, istasyonda, parklarda uyuyorduk. İstasyon görevlileri ayağıyla dürterek az uyandırmadı. Bir ay boyunca ekmek arası sardalya konservesi ya da nutella yedik. Günde 10 saat dev çantayla yürürken hayattan az nefret etmedik. Ayak parmaklarımın sayısı, sürekli su toplayıp patladığı için 6'ya çıkmıştı dönüşte. Acıdan az ağlamadım yollarda. Bildiğiniz sürünmek işte:)(Gezgin savaşçıdır!)

Güzeldi, çok güzel bir seyahatti yine de. Yorgunluklar dinlenince geçer. Ama aşılan her sorun, temas edilen her güzel insan, yaşanan her büyülü an, öğrenilen her duygu, her bilgi, her kelime... insanın hayatı boyunca onunla gezer. Manevi güçtür bu. Parayla satın alınmaz! (Gezgin bilgedir!)
Interrail, çok özetle, Avrupa'nın 2. sınıf trenlerinde geçerli olan bir pas bilet sistemi. Ekşi Sözlük'ün yaratıcı yazarlarının interrail ile ilgili yorumları için burayı tıklayın :)
'Genç Gezginler Seyahat Bursu'na destek büyüyor !!
Bloglarında konuyla ilgili yazı yazarak ya da twitter, friendfeed, facebook gibi sosyal ağlarda arkadaşlarını burstan haberdar ederek G.G.S.B.'nin duyurusuna katkıda bulunan herkese (başta PuCCa) çok teşekkür ederim.
Bursa maddi destekte bulunmak isteyen sevgili Saffet Emre Tonguç, Kadir Pirasoğlu, Aslıhan Çörtük, Evrim Akdoğu ve çok sevdiğim dost bir kuruma:) da yardım teklifleri için genç gezginler adına şimdiden çok teşekkür ederim. Hukuksal sorunlar doğmaması adına konuyu biraz araştırıp işin olur yolunu öncelikle bulmam gerekiyor. Yardım önerileri sayesinde umarım hayal ettiğimden daha fazla genç gezgine seyahat imkanı yaratmak mümkün olacak.

04 Eylül, 2009

seyahat bursu: genç gezginler aranıyor!

Bindiğim ilk otobüsü hatırlamıyorum, ilk treni ya da uçağı... Çıktığım ilk tatili de. İlk yalnız ve gerçek seyahatimi hatırlıyorum ama.

Beş yaşındaydım. Babam bir yaz beni çocukluğunun geçtiği topraklara götürdü; birkaç gün sonra ben kalıcam da kalıcam diye tutturuk yapınca beni bırakıp İstanbul'a döndü. Her yer, bağ bahçe... Tarlalarda gezinmeyi, ateş yakıp mısır közlemeyi, arılardan kaçmayı, eşeğe ve dövene binmeyi, ağaçlara tırmanmayı, havuza atlamayı (tarlaları sulamak için kullanılan havuz) o yaz öğrendim ben. Arı soktu, dayak yedim vs.
Anladım ki sonradan, dayaklı gezi seyahat, dayaksızı tatildir. İte kaka deneyene, örselenerek ilerleyene gezgin... ekmek yoksa pasta yiyen, mutlulukla yuvarlanana ise turist denir (yani ben dedim şimdi:)).
Tatillere bir itirazım yok, yanlış anlaşılmasın. Her insan tatil sever ama her insan yolculuk sevmez. Daha doğrusu her insanı, o çileli bilinmez karanlık yollar aynı şiddetle çağırmaz.

Seyahat kimileri için bir 'ihtiyaç'tır.
Yaşamla kavgası olanların, önündeki yoldan gitmeyip, kendi yolunu arayanların işidir gezginlik.
Bir yandan yel değirmenleriyle savaşmak, bir yandan su gibi akmak ihtiyacını duyan romantikler alır çileli yolların tadını...
Serseri, adressiz ruhlar özler ötedekini.
İşte ben o ihtiyaç sahibi genç gezginleri arıyorum !!!
Daha önce kabaca bahsettiğim bursu biraz detaylandırayım.
'Genç Gezginler Seyahat Bursu'
Burs Kapsamı Ne Olacak?
Burs bir genç gezginin, 2010 yazında kullanabileceği, Avrupa'da geçerli tren biletini (interrail) ve su/ekmekle yaşayacağı kadar cep harçlığını kapsıyor (500 Euro civarı bir bütçe diyelim biz burs kapsamına, gerekli ekipmanı ve desteği çevremizden döve döve toplarız icabında. Unutmayın dayaksız seyahat tatildir:P).
Adaylarda Ne Arıyorum?
Genç Gezgin; 18-26 yaş aralığında, öğrenci (iyi okulun tembel tenekesi en sevdiğim modeldir), 'ihtiyaç' sahibi (ihtiyaçtan anladığımı yukarıda açıkladım) ve yazmaya yetenekli olmalı. Yabancı dil bilse hayrına olur (yoksa her memlekette bolca gözyaşı akıtması, yana yakıla da gurbetçi araması gerekir:)
Bursiyeri Nasıl Seçeceğim?
Bu burs ile; 5 mi, 10 mu, 100 kişi mi ilgilenecek, hiç fikrim yok. O yüzden kervan biraz yolda düzülecek sanırım.
İlgili arkadaşların 5 Ocak 2010 tarihine kadar seyahatbursu@gmail.com adresine resimli bir özgeçmiş (korkmayın, resim sadece güvenlik amaçlı, yoksa bana ne sizin tipinizden;)) + 'Interrail'a çıkmayı neden istediğini' açıklayan bir yazıyla başvurması gerekiyor. Dilerseniz o yazının yayınlandığı bir blog adresi de yollayabilirsiniz. Seçilen adayın anılarını bir blog ile paylaşması, bursun beklediğim tek karşılığı olduğu için hali hazırda bir blog yazarı olmanız avantaj bile olabilir.
Gelecek başvurulardan yapacağım bir ön eleme ile, coşkusuna ikna olduğum 5 adayın yazılarını 15 Şubat'ta blogda paylaşacağım. Interrail'a çıkacak kişiye Pansiyon okurları anketle karar verecek. Mart ortasında da bursiyer belli olacak (hazırlık yapabileceğiniz ve hayal kurabileceğiniz kadar zaman var yani. Interrail için ideal zaman bence yaz ayları).
Adil geliyor mu bu yaklaşım size? Bildiğim bir seyahat bursu olmadığı için, uydurduğum bu yaklaşımda bir olmamışlık veya akla getirmediğim uygunsuz bir durum görüyorsanız lütfen yazın. Ben de acemisiyim bu işin.
Niye Böyle Bir İşe Kalkıştım?
Ben de interrail yaparak başladım gezginliğe. 18 yaşından beri çalışıyorum. Okul masraflarım için bile ailemden maddi destek istemedim. O yollarda olmayı yürekten isteyen bir insanın, mutlaka ama mutlaka bir yolunu bulabileceğini biliyorum. Yine de bazen koşulları o kadar da zorlamaya gerek yok. İnsanın vakti varken güveni, parası, vizyonu olmayabiliyor. Parası olduğunda da zamanı ya da kurduğu hayatı riske atacak cesareti. Hayata geç kalmak o kadar mümkün ve kolay ki.
Ne böyle bir destek fikrini yaşama geçirmeye çalıştığım için kahramanım, ne de bunu kurumsallaştırmaya çalıştığım için art niyetli. İşim, iletişim. Bir şeyin kitleselleşmesi için kurumsallaşması gerektiğine inanıyorum. Yoksa elbette çevremde al sana interrail bileti desem havalara uçacak bir dünya genç var.
Bu seyahat bursu sadece bir sembol benim için. Hayırlara vesile olmasını, gelenekselleşerek sürmesini, bursu anlamlı bulanlarca desteklenmesini ve (inşallah bir gün) 1 değil, 10 gencin yollara düşmesine katkıda bulunmasını dilerim.

27 Ağustos, 2009

oyum 'seyahat bursu'na!

Bugün 3 ayrı 'yardım çağrısı' mesajı aldım;

- Birinde Bilgi Üniversitesi'ni kazanmış bir öğrencinin eğitimi için fon oluşturulmaya çalışılıyordu. Lise eğitimini dışarıdan okuyarak tamamlayan, geçen yıl da okul kazanmasına rağmen maddi problem yüzünden okula kaydolamayan kız öğrenci için çalıştığı kurum bu yıl seferberlik başlatmış.

- İkincide maratona hazırlanan bir arkadaşım, lösemili çocuklar yararına koşacağını ve bağışta bulunabileceğimizi söylüyordu.

- Son 2 mesaj ise aynı konuyla ilgiliydi; Türkiye Korunmaya Muhtaç Çocuklar Vakfı tarafından kurulan Çocuk Köyleri'nde yaşayan Koruncuklar için bizleri "Bu ramazan Koruncukların sofrasını siz kurun. Çorbada sizin de tuzunuz olsun!" sloganıyla yemek yardımına davet ediyordu.

İki gün önce de Yonca, birazdan anlatacağım projem yerine, birilerine yardımcı olmak istiyorsam trafik kazası geçiren kapıcılarına destek olabileceğimi söylüyordu.

Beni yardıma davet eden her insanın stili farklıydı; bilgi verici / motive edici / duygusal / tepkisel vs.

Muhtemel Ramazan ayının da etkisi, herkesin yardım duyguları yoğunlaştı son günlerde. Tüm çabalar elbetteki çok değerli (Yukarıda bahsi geçen konularda yardımda bulunmak isterseniz, size ilgililerin iletişim bilgilerini verebilmem için lütfen benimle bağlantı kurun).

Yardım meselelerinde "doğru adres hangisidir" ben bilmiyorum. Bildiğim, insanların duyarlılıkları, genelde kendi deneyimleriyle ilgili.

Bazen duyduğum hikayenin trajedisinden etkilenip... bazen soran kişiye ayıp olmasın diye... bazen güvendiğim bir kuruma... bazen tanıdığın tanıdığının okuyan çocuğuna yardımda bulunuyorum. Hayat akarken temas ettiğim dünyanın adaletsizliğinden payını almış kişilere -bakkalın çırağına, gittiğim restoranın garsonuna, caddede mendil satan çocuğa vs- cömert davranmaya çalışıyorum.

Üniversitede ÖSYM bir burs veriyordu; neydi o yahu? Herkes alırdı zaten. Ben de aldım. Lise 3'te de Sabancı Vakfı başarı bursu vermişti bana. Burs paralarını biriktirip lisedeki sevgilime gitar almıştım. Doğru adrese mi gitti, yanlış adrese mi? Ne bileyim. 17 yıl sonra bu yazı nedeniyle aklıma geldi, bursumla bir nevi sanat bursu verdiğim:)

Biliyorum Yonc, trafik kazası geçiren kapıcınızın hali çok kötü.
Biliyorum Münü, dünyada aç ve şefkate muhtaç bir dolu çocuk var.
Biliyorum Huri, bir kız çocuğunu okutmak ve ona bir şans vermek çok anlamlı.

Doğru adres hangisi?

Sınırsız olmayan yardım potansiyelimi, dilediğim kanala yöneltmek... Aynen sizin gibi, bildiğim topraklarda- tanıdığım yoklukların özlemi içindeki insanlara yardım etmek istiyorum. Bunca zaman, uzay boşluğuna yolladığım ve ne katkı sağladığını hiç bilmediğim 'uzaktan' yardımlar yeter!

Uzun süredir aklımda olan bir projeydi bu; SEYAHAT BURSU VERMEK!

Eğitim için yurtdışına gidecek, sınıfın uslu çocuğunun seyahat masraflarını üstlenmekten veya mültecilerin ulaşımlarını karşılamaktan da bahsetmiyorum. Genç bir gezgine, örneğin interrail bursu vermekten bahsediyorum.

Daha doğru/değerli gibi duran, gerçek muhtaçların ihtiyaçlarına adres eden bin seçenek koyabilirsiniz önüme. "Gerçek muhtaçlığa siz mi karar vereceksiniz?" derim! Binbirinci seçeneğe, "Jn Gezgin'in serseri coşkusuna, yol sarhoşluğuna, bin tilki gezen kafasındaki huzur bulma ihtimaline, gençlik romantizmine, hayatında iyi-kötü bir dönüm noktası olma şansına, kendine yaklaşmasına..." kaynak ayırmak istiyorum.

"Özlem-Pansiyon'dan Seyahat Bursu" kapsam ve koşulları yakında!...